Yavuz Tellioğlu

Tevrat'ın anlatırnma göre halk, Hz. Musa'nın dağdan inme­ diğini görünce, Hz. Harun'un çevresine toplanarak "Kalk, bize öncülük edecek bir ilah yap, bizi Mısır'dan çıkaran adama. şu Musa'ya ne oldu bilmiyonızr demişlerdir. Hz. Harun, bu istek­ lerine "Kanlannızın, oğullarınızm, kızlarınızın kulağındaki altın 74 Çıkış, 24: 18: Çıkış, 34:28: Tesniye, 10: 10. 75 Araf.7:142. 76 Araf. 7:148: Çıkış. 24:13-18. 77 Mukatil b. Süleyman. Tefsir·i Kebir. çev. M. Beşir Eryarsoy. işaret Yayın­ Ian. İstanbul 2006. c. 3. s. 3 1 . 62 Siimiıi'nin Buzağısı küpelen çıkanp bana getirin" diyerek cevap vermiştir. Bunun üzerine herkes kulağındaki küpeyi çıkanp Hz. Harun'a getirmiş, o da altınları toplayıp, ayınacı aletiyle buzağı biçiminde dökme bir put yapmıştır. Hz. Harun daha sonra, buzağının önünde bir sunak yapmış ve "Yann Rabbin onuruna bayrwn olacak' diye ilan etmiştir. Ertesi gün halk erkenden kalkıp yakmalık sunu­ lar sunmuş, ardından yiyip içerek çılgınca eğlenmiştir.78 Metinden anlaşılacağı üzere Hz. Harun, buzağıyı yapan kişi olarak resmedilmekte ve altınlara şekil vererek buzağıyı ortaya çıkardığı belirtilmektedir. Yahudi geleneğinde buzağı yapımının sihir ve simya ile ilgisi kurulmaktadır. Buna göre Hz. Musa'dan ümidini kesen halk, önce Firavun'un Yannis ve Yambris79 adındaki iki sihirbazının önderliğinde Hz. Harun'a giderek Hz. Musa'nın yerine geçecek bir şey yapılmasını talep eder. Tanalı'ta ismen zikredilmemekle birlikte kaynaklarda Yannis ve Yambris, Hz. Musa'nın mücadele ettiği Firavun'un sihirbazları olarak nakledilmektedir. Bu sihirbazlar, Hz. Mu­ sa'yla birlikte Mısır'dan çıkmışlardır. Bu isimler Yeni Alıifte Il. Timotius adlı mektupta "Yannis ile Yambris nasıl Musa'ya karşı geldilerse, bunlar da aynı şekilde gerçeğe karşı gelirler' şeklinde açıkça zikredilmektedir.
1000Kitap
Reklam
Samiri'nin Bıızağısı Yahudi geleneği, buzağının Tann olarak değil de Tann'yla halk arasında aracılık yapacak bir varlık olarak görülmesini farklı açılardan delillendirmektedir. Örneğin, buzağının yapı­ mı sırasında halkın Hz. Harun'a, "Kalk, bize öncülük edecek bir ilah yap (kum ase lanu elohim aşer yelhıl lejanenu)"52 ifade­ sindeki ilah kelimesi metinde Elohim olarak ifade edilmiştir. Tevrat'ta kullanılan Elohim kelimesi, form olarak çoğul olduğu halde bu kelimeyle kullanılan fiil ve sıfatlar tekil gelmektedir. Bu da kelimenin tek Tann'yı işaret ettiğine delil olarak görül­ mektedir. Fakat buzağı anlatımında Elohim kelimesi çoğul fiil ile kullanılmıştır. Bundan dolayı burada yaratıcı Tarın değil aracı olarak görülen tannlar anlaşılmıştır.53 Aynca bizim önü­ müz sıra gitsin/bize rehberlik etsin şeklindeki ifadeler, Tevrat tefsirlerinde Musa'nın rolünü devam ettirsin şeklinde yorum­ lanmıştır.54 Yine bazı Tevrat tefsirlerinde Elohim kelimesinin, Tann'nın Hz. Musa'yı Firavun'a görevlendirirken "Bak, seni Firavun'a karşı Tann (Elohim) yaptun, ağabeyin Hanm senin peygamberin olacak"55 cümlesindekiyle aynı anlamda kulla­ nıldığı belirtilmektedir.56 Buzağı heykelinin mutlak manada Tann'ya alternatif ola­ rak düşünülmemesi gerektiğini iddia eden Yahudi alimlerin­ den biri de Saadya Gaon'dur (ö. 942). O, Çıkış Kitabı'na yaz­ dığı tefsirde buradaki buzağının Araplann ve Hintlerin putla­ nna benzediğini, bu insaniann putlan doğrudan Allah olarak değil, Allah'ı hatırlatan. onun izzet ve celalinin somutlaştığı nesneler olarak gördüklerini ifade etmektedir. Söz konusu in­ sanlann yerin ve göğün yaratıcısı olarak Allah'a inandıklarını, yaptıklan put, heykel vb. yapılann içine Allah'ın huhll ettiğini 52 Çıkış. 32: ı . 53 Raşi, Çıkış, 32: 1 -2 ("Şemot", Mikraot Gedolot Haketer, ed.
1000Kitap
Halk. Musa'nın dağdan inmediğini, geciktiğini görünce. Hanın'un çevresine toplandı. Ona, "Kalk, bize öncülük edecek bir ilah yap" dediler, "Bizi Mısır'dan çıkaran adama, şu Musa'ya ne oldu bilmi­ yoruz!" Harun. "Kanlannızın, oğullannızın, kızlannızın kulağın­ daki altın küpeleri çıkanp bana getirin" dedi. Herkes kulağındaki küpeyi çıkanp Hanın'a getirdi. Hanın altınlan topladı, oymacı aletıyle buzağı biçiminde dökme bir put yaptı. Halk, "Ey İsrailliler. sizi Mısır'dan çıkaran Tannnız budur! " dedi. Harun bunu görün­ ce, buzağının önünde bir sunak yaptı ve "Yann Rabbin onuruna bayram olacak" diye ilan etti. Ertesi gün halk erkenden kalkıp yakmalık sunular sundu, esenlik sunulan getirdi. Yiyip içmeye oturdu, sonra kalkıp çılgınca eğlendi. Rab Musa'ya. "Aşağı in" dedi, "Mısır'dan çıkardığın halkın baştan çıktı. Buyurduğum yol­ dan hemen saptılar. Kendilerine dökme bir buzağı yaparak önün­ de tapındılar. kurban kestiler. 'Ey İsrailliler, sizi Mısır'dan çıka­ ran ilahınız budur!' dediler." Rab, Musa'ya, "Bu halkın ne inatçı Hz. Musa'nın abiası Miryam'ın oglu. 44 Sö.miıi'nin Buzağısı olduğunu biliyorum" dedi, "Şimdi bana engel olma. bırak ölkem alevlensin, onları yok edeyim. Sonra seni büyük bir ulus yapaca­ ğım." Musa. Tannsı Rabbe yalvardı: "Ya Rab, niçin kendi halkına karşı ölken alevlensin? Onları Mısır'dan büyük kudretinle. güçlü elinle çıkardın. Neden Mısırlılar, Tann kötü amaçla, dağlarda öl­ dürmek. yeryüzünden silmek için onları Mısır'dan çıkardı' desin­ ler? Ölkelenme. vazgeç halkına yapacağın kötülükten. Kulların İbrahim'i, İshak'ı, İsrail'i anımsa. Onlara kendi üzerine ant içtin, 'Soyunuzu gökteki yıldızlar kadar çoğaltacağım. Söz verdiğim bu ülkenin tümünü soyunuza vereceğim. Sonsuza dek onlara miras olacak' dedin." Böylece Rab halkına yapacağını söylediği
1000Kitap
Nasıl ki “Allah Teâlâ emri ile rûhu dilediği kullarına ilkā etti.” ise sırrından nûru da dilediği esmâsına ilkā eder.
1000Kitap
Ay Sembolizmi “Güneş her zaman aynıdır, başka hiçbir anlamda ‘olmaz’. Diğer yandan Ay yükselen, batan ve gözden kaybolan bir bedendir. Bu beden ki, varlığı evrensel oluş kanununa, doğum ve ölüm kanununa bağlıdır.” Ay ile özdeşleştirilme, Ay’ın hem doğumu hem de ölümü simgelemesi ile ilintilidir. Hilal şekli ölümü sembolize ederken, dolunay yeni doğumların habercisidir. Ay, sadece güneş gibi, doğrusal bir düzlemde doğup batmaz, onun sürekli değişim halinde oluşu Doğa’nın devingenliğiyle özdeştir. Her bir döneminde önce gitgide daha parlak bir hal alarak büyümesi, daha sonra ise gitgide solarak küçülmesi Doğa’nın baharda önce yavaş yavaş yeşermesi, sonra ise kuruyup gitmesine benzer. Bu haliyle de ay, doğum- ölüm döngüsünü hatırlatır. Bunun yanı sıra Ay’ın döngüsü kadınla bir tutulmuştur. Kadının ayın belirli dönemlerinde vücudunda meydana gelen değişiklikler ayın döngüsüne benzer. Ay’ın kadınlarla olan ilişkisini çok ilginç bir biçimde dillendirir Eliade: “Ay, bütün verimliliklerin kaynağı olup kadınların ay halini yönetir. O, ‘kadınların efendisi’ olarak kişileştirilir. Birçok ulus Ay’ı kadınlarıyla cinsel ilişkiye giren bir adam veya yılan formunda düşünürdü, hatta bugün bile bazı insanlar böyle düşünür. Örneğin Eskimolar arasında bekar kızlar gebe kalacakları korkusu ile Ay’a bakmazlar. Avustralyalılar, Ay’ın bir tür Don Juan (kadınları kendisiyle cinsel ilişkiye girmeye zorlayan züppe) biçiminde yeryüzüne indiğini ve kadınları gebe bırakıp onları terk edip gittiğine inanırlar. Hindistan’da bu mit hala geçerlidir.” Ay’ın farklı halleri arasındaki değişiklikler bir dönüşümü, geçişi işaret eder. Şiva’nın karısı Satī ile Mısır tanrısı Osiris’in öldürüldükten sonra bedenlerinin parçalanması ve
1000Kitap
Reklam