Yavuz Tellioğlu

"Bazı insanlar majikal yolu seçerler, çünkü sanırlar ki onun yardımıyla yaşamın günlük dert ve sorunlarından uzaklaşabilirler ve her şeyin istediği gibi yürüdüğü yeni ve daha iyi bir dünyaya getirir. Herhangi bir yol veya geleneğe bağlı maji öğrencisinin öğrenmesi gereken ilk şey bunun doğru olmadığıdır. Maji eğitimli zihnin teknolojileri içeren uygulamalı sanatlar birikintisidir. Bunlar oldukça gerçektirler ve gerçek dünya ile ilintilidir, bir düşsel dünya ile değil. Maji yetenekleri değişimle ilgilidir, değişimi tanımak, onunla şekillendirmek, çalışmak ve birlikte yaşamayı öğrenmek. Değişimden serbest bir dünya, fosilleşmiş bir dünyadır, yaşam barındıramaz." Marian Green (18),
1000Kitap
Reklam
Nefes-i Rahmanî’nin Hakikati Sudur nazariyesine göre, ilk muharrikin (Vâcibu’l-vücûd) verdiği ilk etki ilk akıldır ve bu düzeni ikinci akıl, ilk nefs ve ilk felek takip eder. Bu şekilde onuncu akıl, dokuzuncu nefs ve dokuzuncu feleğe kadar devam eder ve böylece aşamalı bir şekilde var olurlar. Mutasavvıflar varlık sistemini, Varlık’ın soyuttan somuta doğru kademeli olarak tenezzül etmesiyle izah ederler.12 Yüce Allah'ın Zât'ı Bir'in hükmü gereğince tecellî edince, bu tek tecellî mertebeler
1000Kitap
Görüldüğünü düşünen için kötülüğü, ahlaksızlığı, yolsuzluğu vs. önleyebilen 4 göz 👁️ vardır. - 👉Allah’ın gözü 👁️ (din) - 👉Devletin gözü 👁️ (yasa) - 👉Toplumun gözü 👁️(ahlak) - 👉Bireyin gözü 👁️ (vicdan) Gerçek kötülük, seçilmiş körlükle başlar…
Edebiyat
W/SSENSCHAFTSLEHRENİN GENEL Bölüm 1 KAVRAMI ÜZERİNE §1. Wissenschafts/ehreninVarsayımsal [Hipotetik] Kavramı Bölünmüş tarafları birleştirmenin en emin yolu, üzerinde anlaştıkları şeyle başlamaktır. Felsefe bir b!'limdir. Felsefenin tüm tanımları bu noktada birleş­ mekle birlikte, bu bilimin nesnesikonusunda ayrılırlar. Peki, ya bu it­ tifak eksikliğinin kaynağı, herkesin yalın bir biçimde felsefenin bu ol­ duğunu kabul ettiği bilim kavramının kendisinin eksiksiz bir yolda geliştirilmemiş olmasıysa? Yahut, herkesin üzerinde anlaştığı bu ya­ lın özelliğin belirlenimi, felsefe kavramının kendisini belirlemek için ya yeterliyse? Bir bilim, sistematik forma sahiptir. Bir bilimin tüm önermeleri, içinde bir bütün oluşturmak için birleştikleri tek bir ilk ilkede bir araya getirilirler. Bu düşünce, aynı zamanda genel olarak da kabul görür; ne var ki bilim kavramını eksiksiz bir biçimde açıklamak için yeterli midir? Herhangi birinin, bir sistemi temelsiz ve kanıtlanamayan bir öner­ meye dayandırdığını farz edelim. Örneğin, "havada insan arzularına, tutkularına ve kavramlarına sahip ama ether bedenli yaratıklar var­ dır" önermesi. Hatta, bu kişinin -kendinde tamamen olanaklı bir şey olan- bu önermeye dayanarak, etherli tinlerin oldukça sistematik bir doğal tarihini kurduğunu varsayalım. Böyle bir sistemi, onda ne ka­ dar kesin çıkarımlar yapılırsa yapılsın ve tekil parçaları birbirine ne kadar yakın bağlanırsa bağlansın, bilim olarak kabul edecek miyiz? Öte yandan, bir kişi bir teorem ortaya attığında -örneğin bir zanaat­ kar, şöyle bir teorem iddia edebilir: Bir sütun, yatay bir düzleme dik açıyla yerleştirildiğinde, dikey durur ve her ne kadar uzatılırsa uzatıl­ sın, herhangi bir tarafa doğru asla eğilmeyecektir (bunu birinden duymuş ve daha sonra doğruluğunu çeşitli
1000Kitap
Felsefi akıl, bugüne dek gerçekleştirdiği tüm insani ilerlemeyi, aklın huzur bulduğu herhangi bir yerin tekin olmadığı yolundaki kuşkucu gözleme borçlu ise; ve eğer felsefi aklın yakın zamanda eleştirel uğ­ raşı yoluyla gerçekleştirdiği dikkate değer gelişmesini, bizzat ünlü kaşifi1 kuşkuculuğa borçlu olduğunu açıkça itiraf ettiyse; ve eğer bu­ nunla birlikte araştırmaları ilerledikçe, kendi aralarında gittikçe bölü­ nen bu yeni felsefenin yandaşları tarafından sergilenişi devam eden manzara, her şeyden habersiz bir gözlemciye bile aklın her ne kadar yakınlaşmış olsa da, henüz felsefeyi bir bilime dönüştürme amacına • Almanca özgün metnin başlığı tam olarak şu şekildedir: Aenesidemus oder dic.• Fundamente der von dem Herrn Professor Reinhold in fena gelieferten Elementar-Philosophie: Nebst einer Vertheidigung des Skepticismus gegen die Anmassungen der Vernunftkritik [Aenesidemus ya da Profesör Reinhold Tarafindan fena 'da Önerilen, Akıl Ele§tirisi'nin İddia/arma Kar§ı Ku§kucu­ luğu Savunmap İçeren Temel Felsefe'nin Temelleri Üzerine}; çeviri için yararlanılan kaynak: J.G. Fichte (1993) "Review of Aenesidemus'', Early Philosophical Writings içinde, haz. ve çev. Daniel Breazeale, lthaca and London: Cornell University Press. 1 Bu, kuşkusuz lmmanuel Kant'a bir göndermedir. Kant'ın, kuşkuculuğun felsefeye olumlu katkısına ilişkin onayı için bkz. onun Gelecekte Bilim Ola­ rak Ortaya Çıkabilecek Her Metafiziğe Prolegomena'ya girişteki Hume tar­ tışması ve SafAkim Ele§tİrislnde 'kuşkucu yöntem'in yararları üzerine kısa yorumları, A424/B45 I , A485/BS l 3-A486 /BS 1 4, A507/B535, ve özellikle A755/B/83-A769/B797. 3 4 Acncsidcmus 'un Eleştirisi ula§mamt§ olduğunu açık ediyorsa; o zaman ku§kuculuğun görevini tamamlamasından ve aklı yüce amacına erişme yolunda sorgulamaya devam
1000Kitap
Reklam