Yavuz Tellioğlu

Eski Yunan ve Roma M.Ö.5.yy'de Leucippus ve Democritus'la başlayan atomcu filo­ zoflar materyalizmin ilk türünü ileri sürdüler. Bu teoreme göre gerçeklik hareket halindeki, bölünemez parçacıklardan -başka bir deyişle boşlukta hareket eden atomlardan- oluşuyordu. Maddi par- 425 RUPERT SHELDRAKE çacıkların nesnelerin yüzeyinden her yönde yayıldıklarını ileri sür­ düler. Görme, göze giren ve orada görsel algıya yol açan bu parça­ cıklara bağlıydı. Tutarlı görüntüleri açıklamak için, parçacıkların gözün içine doğru yol alan ince şeritler halinde birleştiğini öne sürdüler. Romalı atomcu Lucretius (M.Ö. 55 dolaylarında öldü) bu şeritleri simulacra diye adlandırdı ve bunları, yanan odundan çı­ kan dumanla, ateşten çıkan ısıyla ve deri değiştirdiklerinde böcek­ lerden ve sineklerden çıkan derilerle karşılaştırdı.403 Bu içeriye gönderme teoremi, rakip teoremlerin savunucuları­ nın altını çizmekten zevk aldıkları temel sorunlar doğurmuştu. Ör­ neğin maddi simulacra birbirini etkilemeden birbirinin içinden na­ sıl geçebiliyordu? Dağ gibi büyük bir varlığın görüntüsü göz bebe­ ğine girebilecek kadar nasıl küçülebiliyordu? Ayrıca bu teorem şe­ ritler göze girdikten sonra ne olduğunu da açıklayamıyordu. Onlar görmeyi nasıl izah edebilirdi? Üstelik söz konusu teorem görmeyi edilgen bir işlem saymış ve dikkatin etkin rolünü ihmal etmişti. Ne var ki bazı atomcular etkileşimlerin her iki yönde de ilerle­ yebileceğini, sadece gözün içine doğru değil, bakandan dışarıya doğru da hareket edebileceğini benimsemişlerdi. Democritus gör­ meyle nazarı aynı ilkeyle açıklamıştı: Uzaktan etkilemek, düşman­ ca zihinsel içeriklerle dolu, hareket halindeki maddi görüntüler aracılığıyla gerçekleşir. "Söz konusu içerikler kurban kişiye sürek­ li bağlı kalır ve böylece onun hem bedenini hem de zihnini
1000Kitap
Reklam

Yavuz Tellioğlu

, bir kitap okudu
10/10
·464 syf.·
Beğendi
·
2024 9. kitabı
Rupert Sheldrake
7.5/10 · 28 okunma
Kehanet ve Keramet farkı ; tahrifatı nasıl tashih edeceğiz ?
Örneğin Süleyman Aleyhisselam ‘la da ilişkilendirilen “ Kuş Dili “ hikayesini Platon şöyle anlatır : “Halbuki en büyük iyilikler bize muhakkak bir Tanrı vergisi olan sapmanın aracılığı ile gelir.(.. ) kelimeleri yarat­mış olan eskiler mania’ yı ( sapma ) çirkin ve ayıp birşey anlamında kullanmadılar(…) Böyle olsaydı, sanatların en güzeline geleceği öğreten sanata, o kelime ile ilgili olarak manike derler miydi ? Ona bu adı verdiler, çünkü mania'nın, bir Tanrı vergisi olarak, gerçekten güzel bir şey olduğunu kabul ediyorlardı. Şimdikiler, bu kelimenin içine bir t sokuşturarak, mantike ( Keşf ) sözünü vücuda getirdiler. Halbuki sapma halinde ( mania ) olmıyan insanların kuşlardan veya başka şeylerden faydalana­rak geleceği bilmek istedikleri zaman başvurduk­ları sanata, eskiler düşünce yardımiyle insan kanaati ( oiesis ) , akıl ( nous ) ve de bilgi ( historia ) sağladığı için ( üçünü de derleyip ) “ oio - no - histike “ demişlerdi. Şimdikiler buna, kelimeye heybet vermek için o ‘yu uzatarak, o'iônistike ( kuş dili ) diyorlar.” Phaidros , Platon Platon geleceğe dair öngörünün mitik adı olan kuş dilinin aslında Tanrısal mania ‘ya maruz kalarak Tanrıyla iletişime geçenlerin , bu iletişim neticesinde temin ettiği malzemeyi Kanaat - Akıl - Bilgi üçlüsü süzgecinden geçirerek icra ettikleri bir sanat olduğunu , ancak zamanla tahrifata uğrayarak kehanet olarak algılandığını söylemeye çalışıyor . Başka deyişle kahinler Tanrısal mania’ya maruz bu kalmamalarına rağmen , maruz kalmış gibi yaparak sırf kanaat - akıl - bilgi üçlüsü yordamıyla bu sanatı yapmaya çalışıyorlar .
1000Kitap
İnsanın Sûret-i Rahman Üzerine Yaratılışı
"İnnallahe halaka âdeme alâ sûratihî - Allah, Âdem'i kendi sûretinde yarattı."; "İnnallahe halaka'l-insane alâ sûrati'r-rahmân - Allah, insanı Rahmân sûretinde yarattı."; "La takbahu'l-veche feinne'bne âdeme hulika alâ sûrati'r-rahmân tebâreke ve teâlâ - Yüzden sakının. Zira Âdem oğlu Rahmân sûreti üzere yaratılmıştır."; "İzâ darabe ahadüküm felyectenibi'l-veche feinnallahe halaka Âdeme alâ sûratihi - Birine vuracağınızda yüzüne vurmayın. Muhakkak Allah Âdem'i kendi sûretinde yarattı."
1000Kitap
Diyelim ki "tuttuk tasmasını" köpeğin ( Kitmir); arslan sfenksin peşine düşüp bizi 7 kat göğe orada da 12'lere kadar götürür mü acaba?
1000k
Reklam