Islahat Fermanı gerçekten önemli değişiklikler getirmişti ve ödünsüz uygulandığı takdirde uzun vadede devletin temel niteliğini değiştirebilirdi. Ancak, kısa bir süre sonra getirdiği yeniliklere karşı büyük bir direniş ortaya çıktı. En önemli tepki, hemen her zaman olduğu gibi, DİN ADAMLARINDAN geldi. Nedeni ise cemaatleri üzerindeki siyasal otoritenin ellerinden alınmasıdır. İşin ilginç yönü camaatleri şimdi Müslümanlarla eşit duruma getirilmiş bulunan Hristiyan dini önderlerinin en sert tepkiyi göstermeleridir. İstanbul'daki Patrik, Grek Kilisenin topraklarını denetlediği gibi, bugünkü Romanyada toprağın 7/8'ine sahipti. Ayrıca, afaroz yetkisi, Grek Hristiyanları üzerinde otoritesini gösteriyordu. Bunlar elinden aılınca, yeniliklere karşı çıktı. Müslümanlar da dahil, LAİK DEVLET, bireysel özgürlük ve Osmanlı yurttaşlığı işlerine gelmeyen tüm DİN YETKİLİLERİ, "ESKİ DÜZENİ" istemeye başladılar. Dolayısıyla Islahat Fermanı başarılı bir biçimde yürütülemedi.
Benim notum : Yani din adamları hep aynıdır, Müslümanı, Hristiyanı, Yahudisi, Budisti, Hindusu v. b. gibiler her zaman laikliğe, bireysel özgürlüğe, yeniliklere karşı çıkmışlar ve çıkacaklardır. Sebebi mi, yukarıda yazıda çok aşikar.