Yunus Aktuğ

@Yunus7373·
·
sabitlendi
Her birimizi tam bir boşluğa,dış dünyaya sıkı sıkıya kapalı bir odaya hapsetmekle, eninde sonunda dilimizi çözecek olan baskı, dayak ve soğuk yoluyla dışarıdan değil içerden yaratılacaktı bana ayrılmış oda ilk bakışta rahatsız etmedi beni. bir kapı, bir yatak,bir koltuk ,bir parmakla pencere vardı odada. ama kapı gece gündüz kilitliydi. masada hiçbir kitap,gazete ,kağıt ,kalem durmasına izin yoktu, pencere bir yangın duvarına bakıyordu ; bütün çevreme ve hatta kendi bedenime bile tümüyle hiçlik egemendi. elimden her nesneyi almışlardı, zamanı bilmeyeyim diye saati ,yazı yaza mıyım diye kalemi, bileklerimi kese miyim diye bıçağı,sigara gibi en ufak bir sakinleştirici bile benden esirgendi. Tek bir söz söylemesine ve tek bir soruya yanıtlaması izin verilmeyen gardiyandan başka bir insan yüzü göremedim. Bir insan sesi duymadım; göz, kulak, bütün duyular sabahtan geceye, geceden sabaha kadar en ufak bir besin almıyordu, insan kendi kendisiyle kendi bedeniyle ve masa, yatak, pencere, leğen gibi dört beş dilsiz nesneyle Çaresizlik içinde tek başına kalıyordu; Suskunluğun siyah Okyanusundaki cam fanuslu bir dalgıç gibi yaşıyordu insan, kendisini dış dünyaya bağlayan halatın kopmuş olduğunu ve o sessiz derinlikten hiçbir zaman yukarı çekilmeyeceğini ayrımsayan bir dalgıç gibi hatta . Yapacak, duyacak, görecek hiçbir şey yoktu, her yerde ve sürekli hiçlikle çevriliydi insan, boyuttan ve zamandan tümüyle yoksun boşluk. Bir aşağı bir yukarı yürürdü insan, düşünceleri de onunla birlikte bir aşağı bir yukarı, bir aşağı bir yukarı yürüyüp dururdu. ama ne kadar soyut görünürlerse görünsünler, düşünceler de bir dayak noktasına gereksinim duyarlar, yoksa kendi çevrelerinde anlamsızca dönmeye başlarlar; onlar da hiçliğe katlanamaz. İnsan sabahtan akşama kadar bir şey olmasını
Reklam
“ hayattaki düzensizliklerin en önemli nedenlerinden biri, herkesin refaha kavuşmayı istemesi ancak hiç kimsenin hayatını düzene sokmak istememesidir.”
Evet alkolden sonra dans ederdik;)
Bütün boş zamanlarımı içki içerek,kağıt oynayarak,en en iyi halde de dans ederek geçirirlerdi.
- İslam'da, Allah ve insan arasındaki ilişki, ibadet, dua ve itaat üzerine kuruludur. Müslümanlar, Allah'a tam bir teslimiyetle inanır ve ibadet ederler. Namaz, oruç, zekat ve hac gibi ibadetler, bu ilişkinin somut göstergeleridir. Ayrıca, Allah'ın isimleri ve sıfatları, O'nun büyüklüğünü ve yüceliğini ifade eder. Müslümanlar, Allah'a dua ederek yardım ve rehberlik ararlar.
Yahudilik ve Hristiyanlık: - Tevrat ve İncil'e göre, Tanrı ilk insan olan Adem'i yaratmıştır. Adem, Tanrı'nın doğrudan yarattığı ilk insan olarak kabul edilir. Tanrı, Adem'i "Nefes" yani yaşam ruhuyla canlandırmıştır. Tanrı, Adem'i cennet bahçesine (Eden) yerleştirir ve ona oradaki tüm ağaçlardan yiyebileceğini, ancak "iyi ve kötü bilgisi ağacı"ndan yememesi gerektiğini söyler. Adem'in yanına, onunla birlikte olması için Havva yaratılmıştır. Adem ve Havva, Tanrı'nın emirlerine karşı gelip o ağaçtan yediklerinde, cennetten kovulurlar ve dünyada yaşamaya başlarlar. İslam: - Kur'an'a göre, Allah ilk insan olan Adem'i yaratmıştır ve ona ruhundan üflemiştir. Adem, İslam'da ilk peygamber olarak kabul edilir. Allah, Adem'i yaratırken ona eşlik etmesi için Havva'yı da yaratmıştır. Allah, Adem ve Havva'ya cennette yaşamaları ve oradaki nimetlerden yararlanmaları için izin verir, ancak bir ağaca yaklaşmamalarını emreder. Şeytan, onları kandırarak bu ağaca yaklaşmalarını sağlar ve onlar bu emre karşı geldikleri için cennetten dünyaya indirilirler. Adem ve Havva, Allah'tan af dilerler ve tövbe ederler. Allah, onların tövbesini kabul eder ve onlara yol gösterici olarak peygamberler gönderir.