Yunus emre açar

V. Seroşevskiy'nin saha araştırmalarına göre, çocuk isteyen gelinler tanrıçanın (Ayıısıt) heykelciliğini yastıklarının altına koyup yatarlarmış.
Reklam
Müslüman Türk şamanlar:
Kırzgız kadın şamanlarının kamçıdan başka su ile tedavi ettiği bellidir. Şöyle ki Kırgızların güçlü kadın şamanı Kokulay, kamlık zamanı bir bardak su alıp hastanın etrafında koşturur, hoplayıp zıplar, sonra bardak dolu suyu hastanın önünde yere koyar. Bir müddetten sonra kadın şaman, su dolu bardağı yerden hastanın başı üzerinde üç defa çevirir. Sonra hastaya bardaktaki suya tükürmesini söyler. Hasta, bardaktaki suya tükürdükten sonra şaman, suyu pencereden dışarı atar, bardağı ise kendinde saklar. İyileştirme seansı şaman kadının Kur'an'dan dualar okuması ve toplananlara koroyla ''La ilahe ilallah'' demesiyle sona erer.
Şamanın diğerlerinden farkı:
Şaman ruhsal enerjisini ruhsal hastalıkları iyileştirmek veya ruhu tedavi etmek için kullanır; geçici, fani olanlar şamanı ilgilendirmez, ruhsa ebedidir, ebedi olduğu içindir ki şaman, vücudu değil ruhu tedavi eder.
(Şamanlar) Şimdiki zamanı yaşarlar, geleceğe o kadar önem vermezler, çünkü şimdiki zaman, geçmişle bağlar kopmadıkça, o bağlar var oldukça mevcuttur ve şimdiki zaman geçmişin hesabına tekrar tekrar yaratılır, Şaman, bütün bilgi ve başarısıyla, giyim ve kuşamıyla geçmişin simgesidir. Amacı, şimdiyi olabildiğince yaşanır hale sokmak, kendi dünyasını diğer dünyaların etkisinden korumaktır.
Türk şaman metinleri ruhların karşı cinse meyilli olduğunu, kadın şamanların erkek ruhları tarafından kıskanıldığını gösterir.