Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
'Mecburiyet' kavramını iliklerinize kadar hissettiren eşsiz bir eser.
Savaş Dönemi'nde ülkesinden ayrılıp karısıyla Isviçre'ye taşındıktan sonra bir gün askere cagrilacagi gerçeğiyle ıstırap ve korku günleri nihayet postaci'nin getirdiği askeri emirle beklenen anın çattığı; kesinlikle gitmek istemediği askerliğe ve özgür irade ile eskiden verdiği kararlar o kağıt parçasıyla cüruflaşttığini anlamıştır.
Gerçekten savaşın her türlüsü zarar; verdiği yıkım, yarattığı psikolojik tramva, geri dönme garantisi olmayıp bekleyeni harap eden bir olgu.
Ve Zweig diğer eserlerinde olduğu gibi sizi anlatılanın içine sürükleyip bir köşede tüm olanı izleme fırsatı veriyor. Onlarla beraber tartışıyor, sorguluyor, ağlıyor, üzülüyorsunuz...
Ve en önemlisi sorguluyorsunuz.
Özellikle 'Paula'nın verdiği tepki ve kararlılığı, (tren istasyondaki çekişmeyi oturup bir video da izlesen keyif alamayacak kadar kelimelerle '1080p' resmediyor) kocasının kararından vazgeçirmek için mücadelesi, tabi bunu düşüncelerle mantıklı savlarla öne sürmesi takdire şayan...
Herşey bir kağıt parçasıyla başlayıp bir kagit parçasıyla bitiyor.
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175,1bin okunma