İnsanı bilmez yerlere gitmeye ikna eden şey nedir ? Gittiğin yerde seni daha iyi hayatın beklediğine dair çocuksu bir hikayelerin inanç mı? Gidenlerden geriye kalan karanlık ve hüzünlü hikayelerin bile sarsamadığı çocuksu bir inanç.
Gözlerinin önünde mahvolan hayatlarını boş bakışlarla izlemekle yetinmek zorunda kalanlar beni gayet iyi anlayacaklar. Hatıraların tümü acı verir; bazıları yaşandığı için, bazıları bir daha asla yaşanamayacağı için. Zaman içinde acı duyarak da olsa ölüleri bağışlamayı, karanlığın çöktüğü sancılı vakitlerimi geçmişin hayaletleriyle paylaşmayı öğrendim; sıra kendime gelince duraksıyorum, kabaran öfkemi dindirmeye gücüm yetmiyor. Kim bilir, belki de cehennem insanın kendini bağışlayamamasıdır.
Galiba... her şey ama her şey yanılsamadan ibaret: Sanat, bilim, din, astroloji, gofret... İllüzyonsuz, yanılsamasız, yanlışsız, sapmasız hiçbir şey yok hayatımızda. İnsan yanılmak, aldanmak, yetinmek, sonsuzluğu kendi ölçüleriyle tartmak zorunda. Ve bu tam bir zavallılık. Gene de her birimiz, başkalarının düşündüğünden farklı kişileriz.