Oyun daima çocuğun ruhî gelişmesine yardım eder. İlerideki meslek faaliyetine öncülük yapar. Çocuk, hiç bir zaman sadece vakit geçirmek için oyun oynamaz. Oyunda geleceğe hazırlık bakımından, bu amacın yer alacağı yetişkine ait bir şey vardır.
Oyun oynamayan çocuklar daima başarılı olamayacaklarından endişe eden çocuklardır. Bu yüzden bu çocuklar, oynamaktan kaçınırlar. Katıldıkları oyunları bozarlar. Bu davranışlarının başlıca sebebi gurur ve yetersizlik duygusudur. Bunun sonucu olarak da oyunu iyi oynamamak korkusudur.
Çocuk, ilgi duyduğu kimsenin sevgisini kaybetmemek için en tehlikeli yollara başvurur. Kendisine rakip gördüğü kimseyi, çoğunlukla kız veya erkek kardeşini gözden düşürmeye çalışır. Anne, babasının sevgisini kaybetmemek için başkalarının zayıf taraflarını ortaya çıkarır veya başka türlü de hareket edebilir. Anne babasının dikkatini kendisi üzerine çekmek için baskı yapmak eğilimini duyabilir. Her zaman ön planda olmak başkalarından daha önemli görünmek için her çareyi dener. Kendisiyle meşgul olunsun diye tembellik ve yaramazlık yapar. Başkaları tarafından beğenilmek için uslu durur. Görüldüğü gibi çocuğun ruh hayatında çok çeşitli olaylar cereyan etmektedir. Çocuk amacına ulaşmak için zararlı yönde gelişebilir. Aynı amacı izleyerek mükemmel bir varlık da olabilir. Bazı çocuklar, başkalarının dikkatini çekmek için çok fazla haşarı olurlar; bazıları ise daha az kurnazdırlar, aynı dikkati uslu durarak çekmeye çalışırlar.
...özellikle çok fazla şımartılan çocuklarda
sevmek eğilimi aşırı derecede gelişebilir. Bu gibi hallerde çocuk bir veya daha fazla kişiye kuvvetli bir yakınlık duyar ve onlardan vazgeçemez.