Hepimiz insan tanımakta, hele kendimiz hakkında doğru teşhislere varmakta yeterli bilgiye sahip değiliz. Buna sebep hayatımızın tecrit edilmiş oluşudur. İnsan hiçbir devirde bugünkü kadar tecrit edilmemiştir. Modern toplumun yaşama şartları insanların birbirlerini tanımaları için yapacakları girişimleri engellemektedir.
“Karlı bir günde, kar yağmasına ve karısının tüm ısrarlarına rağmen derse gitmiş ve vasıta bulamadığı için okula kadar yürümek zorunda kalmıştı. Onu yollamak istemeyen Jale Hanım’a, ‘Bu iş şakaya gelmez,’ demişti, ‘Bir mühendisi iyi yetiştirmezsek sonra felaketlerle karşılaşırız; yapılar çöker, şakası yok bunun.’”
Yabancı ve hazır fikirleri tekrarlamak tehlikesi de vardır. Bunlar, özellikle bizim insanımızı bekleyen tehlikelerdir: ‘Kalıp sözler, moda sözler, hazır nükteler, hep düşünce zorluğuna dayanır.’ Henry Ford’un dediği gibi, ‘Düşünmeye mecbur kalmak bir kimse için en büyük cezadır.’ Güçlük de tembellik ve üşenme doğurur. Yeni fikir imal edememek, ‘Müktesep cehalet’i doğurur.”