...
Her şeyi önüne katmış sürükleyen bu nehir, aylarca beklendikten sonra bütün görkemiyle yeryüzüne çıkan bu çiçekler, yeşeren çimen, gür otlar...
Hepsinin üstüne de bu binbir dilde binbir türkü söyleyerek ötüşen kuşlar...
Her şey sonsuz bir özgürlük içinde..!
...
Kürdüm, Türkiyeliyim. İsveçliyim. İskandinavım, evrenselim. Hem kutsal iki nehrin, Dicle ve Fırat‘ın arasındaki çok kapalı bir bölgenin yerlisiyim, hem de çeşitli kültürler, ülkeler, diller arasında devamlı dolaşan bir dünya vatandaşıyım. Hem de evrensel bir göçmenin. Üç dilde yazıyorum ve başka birkaç dilde yazılanları okuyorum. Romanlarını sadece Kürtçe yazıyorum...
Mehmed Uzun.
...
Amacım, her şeyden önce şair olmaktı ve ben bir Kürt insanıyım. Her Kürt insanının ilk vazifesi, kendisini zulümden, zorbalıktan özgürleştirmektir.
...
Yazmak aşktır, ağır bir yüktür, zayıflıktır. Yazmak, kundaktaki çocukların gülüşüdür, devrimcilerin kanı, korku, istek ve arzudur. Yazmak hem derttir hem dermandır, hem bıçaktır hem yaradır. Yazmak yaşamdır. Yazarlık ise söz ve sözlerin anlamıyla acı çekmektir, onlarla gülmek onlarla yaşamaktır