Hikâyenin konusu aslında gerçek bir efsaneye, Bermuda Şeytan üçgenine dayanıyor. Bermuda Şeytan üçgeni yıllar boyu açıklanamayan bir şekilde gemilerin kaybolduğu yerdir. Jio bu hikâyeleri düşünerek kendi kitabını bu efsaneye dayıyor.
Her ne kadar farklı ana karakterler olsada kitap Charlotte’un hikâyesiyle başlıyor. Charlotte balayında olan ve kocasını çok seven biridir. Fakat kocasının garip davranışları gözünden kaçar. Saf ve mutludur. Eşi Erik gidecekleri korsan gemisi seyahatleri için Charlotte’u tek başına gönderir. Kendisi de bileti bulamadığını söyler. Bu seyahatte yalnızca birkaç kişi vardır. Bermuda Şeytan üçgenine girmeleriyle birlikte kaybolurlar ve bir adaya sığınırlar. Geriye yalnızca Charlotte ve sırlarla dolu Gray kalır. Adanın gizemini an be an çözmeye çalışan ikili birbirlerine yavaş yavaş âşık olacaklardır.
Konuyu bu şekilde anlatırken bile üzerinden geçtiğim görmezden geldiğimi birçok gizem içeriyor. Her sayfasında başka olaya ve ortaya çıkan bir sırra şaşıracağınız bu kitabı hızla okuyup bitirebileceğiniz garantisini verebilirim. Olaylar ve kişiler karmaşık görünse de kitabın sonunda nasıl da hepsinin birbirine bağlandığına inanamayacaksınız.
Not: en masum karakter estelladir diye düşünüyorum