Ben, mahşer gününün dehşetinden başka iman, secdeden başka namaz tanımayanlardan değilim. Ben nasıl mı namaz kılarım? Bir gülü seyrederim, yıldızları sayarım, yaratılışın güzelliği, onun düzenindeki kusursuzluk karşısında büyülenirim,Rabbim'in en güzel eseri olan insanın, onun bilgiye aç beyninin, aşka aç gönlünün, uyanmış veya tatmin edilmiş tüm duyularının karşısında hayranlığa kapılırım.
Sonbahar, hazin mevsim. Yaprakların dökülüp öldüğü, kuşların yuvalarını dağıttığı, veremlilerin ölüm döşeğine uzandığı, sözün kısası bütün yeşil varlıkların sarı bir renk bağlayarak solduğu bu demler ümitsiz kalpleri, teselli kabul etmez yoksunluk felaketzedelerini ne hale getirir, düşünmelidir. Yaprakların döküldüğü bu demde, acı çeken ruhların sarsıcı bir kâbus tesirinde ezildiği bu mevsimde...