İhsan Oktay Anar'ın Puslu Kıtalar Atlası, fantastik ve tarihi unsurları ustaca bir araya getiren, benzersiz bir eser. Romanın her köşesi, o dönemin atmosferini ve kendine özgü ruhunu yansıtıyor. Hikaye içinde hikaye anlatımı ise, kitabı her anıyla sürükleyici bir keşfe dönüştürüyor.
Kitaptaki karakterler adeta romanın kalbi gibi. Özellikle Bünyamin, bitmek bilmeyen merakı ve dünyayı anlama çabasıyla beni çok etkiledi. Ona eşlik eden Kubelik ise, tuhaf ve sıra dışı zekasıyla romanın en akılda kalıcı karakterlerinden biriydi. Onun merakı ve dünyaya olan o farklı bakış açısı, hikayeye bambaşka bir derinlik katıyor. Elbette, bu renkli karakterlerin karşısında, Ebrehe'nin sınırsız güç hırsı da hikayenin çatışmasını mükemmel bir şekilde oluşturuyor.
Puslu Kıtalar Atlası, sadece bir macera romanı değil; varoluş, bilgi ve insan doğası üzerine düşündüren, her katmanında yeni anlamlar barındıran unutulmaz bir eser. Bu romanı okumak, gerçekliğin sınırlarını sorgulamak ve edebiyatın gücünü bir kez daha hissetmek demek.