Bir yağmur mevsiminde yitirdim yüzümü
Dilimi incelikli bir sözün eşiğinde.
Yollar yapılar çarşılar boyu
Yükselen bir yalnızlığı geçerek geldim.
Düşen her damla kanıma düştü
Tenim kupkuru
Söylenen her söz biraz daha
Biraz daha büyüttü suskunluğumu...
Duymadan dinleyip anlamadan konuşuyoruz.
Hepimizin ayrı ayrı kendi kıyılarında
Öyle kolay anlaşıyoruz ki...
Bir ayrılığı kalmadı düşüncelerimizin
İncelik adına kimi, çoğu korkudan
Ustaca düzenledik duygularımızı;
Anılar acı vermiyor artık, bizi biz eden
Değerler yıkıntısında onursuz oturuyoruz.
Güne yeniliksiz başlıyoruz her sabah
Aynı kör aynasından küflü alışkanlıkların
Süslenip saklayarak sıkıntılarımızı
-Kendimizden bile-
Düşüyoruz ömrümüzün o ölü çizgisine.
Duyarsız devinimsiz umutsuz
Güne heyecansız başlıyoruz.