Ölümle yüzleşme -ve onu erteleme- her şeyi o kadar değerli, o kadar kutsal, o kadar güzel yapıyor ki onu sevme, onu kucaklama ve kendime onun ağırlığı altında ezilme iznini verme dürtüsünü her zamankinden daha güçlü hissediyorum. Nehrim hiç bu kadar güzel görünmemişti... Ölüm ve onun her zaman gerçekleşme olasılığı aşkı, tutkulu aşkı daha olası kılar. Hiç ölmeyeceğimizi bilsek tutkuyla sevebilir miydik, esriklik mümkün olur muydu merak ediyorum.
-Abraham Maslow’un, geçirdiği kalp krizinden sonra iyileşirsen yazdığı mektuptan.