Türk Edebiyatı’nın mihenk taşı olan İntibah, aşırıya ve kötüye kanmanın getirdiği sonu anlatıyor. Tabii ki dönemine göre vermek istediği mesajlar düşünüldüğünde gayet ilgi çekici görünüyor ama günümüz şartlarında karakterler ya siyah ya da çok beyaz. :) Namık Kemal’in bolca övdüğü aşk bile karakterlerin geçişinde bir fırsat olarak yer almıyor. Bu da roman okunduğunda hikayeyi doğal olarak basitleştiriyor.
Ayrıca Ali Bey ve Dilaşub kadar zayıf karakterler de bir noktada sinirlerimi hoplattı. :)
Normalde Türk Edabiyatı Klasikleri’ni çocukluğumda ya da lisede okumaya özen göstermiştim ama İntibah’ı ilk defa okuyorum. Okurken Türkçe’nin ve Türk alfabesinin ne kadar anlaşılması kolay olduğunu farkettim. O yüzden iyi ki var. :)
Şunu söylemeden de geçemeyeceğim; hiçbir milletin edebiyatında betimlemeler yazarlarımız, şairlerimiz kadar güzel yapılmamış. Yabancı büyük eserlerin bir çoğunda, betimlemeler sayesinde mekan ve olay gözümde rahatlıkla canlanır ama Türk yazarlar bize bu dünyayı canlandırırken; aynı zamanda bir şiirin içindeymişiz gibi veriyorlar, bu da en büyük şanslarımızdan bir tanesi…
‘’Kırları, sefasından hareket gücü kalmamış deniz; denizleri, sevincinden harekete geçmiş kır sanırsın.’’
İntibahNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,1bin okunma
Bütün mahluklar, erkek ve dişi olarak çift yaratılmıştır. Bundan ötürü evrene muhabbetle bağlıdırlar, dünyayı sevmek fıtratlarında vardır. Bunun için insan her şeyden fazla aşka meyleder.