KafaKafka

KafaKafka
@Zeki3302
Demir olsam çürürdüm toprak oldum dayandım...
bencileyin zamanını kitap okuyarak geçiren bir avare
Mekteb-i Mülkiye
10.ncu Köy
43 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
"Bir sabah kalkıp aynanın karşısına geçtiğimizde, yıpranmış ve yaşlanmış yüzümüze sanki her zaman öyleymiş gibi bakacağız. Zaman usul usul alıştıracak bizi. Günler hiç geçmiyormuş gibi, ağaçlar yapraklarını henüz dökmemiş, o en sevdiğimiz bayramlığımız daha küçülmemiş, kalbimiz hala çocuk. Lakin koşmaya gayretimiz yokmuş gibi yaşayacağız. Unutacağız Dünü, bugünü ve yanını zihninizden atacağız. Gönlümüze ağır gelen şu günlerin hepsini maziye bırakacağız. Keşkeler kafilesi gelecek sonra kapımıza. Keşke sevdiklerimiz ile daha çok vakit geçirseydik. Keşke o gün o insanın kalbini incitmeseydik. Daha çok okusaydık. Daha çok gezseydik. Sevseydik. Sevginin ayıplandığı şu çağda, tüm ömrümüzü sevda üzerinde demleseydik. Gidebilseydik. Allah'a yürümekten çok, koşabilseydik. Keşke o günlere geri dönüp, bugünlere hiç gelmeseydik. Sayıklayıp dururken azalan ömrümüzden bir gün daha geçecek. Ne kadar çok diretsek de son pişmanlık fayda etmeyecek. Geceyi kucaklayıp sabaha yenileceğiz. Gülü sevip, dikenine katlanamayacağız. Karanlık saydığımız bu günleri, o gün mum ile arayacağız. Ne yaparsak yapalım zamanı durduramayacağımızı unutmayalım olur mu? İnsan olmaktan çok, insanlığa layık olmak için yaşayalım. Sevelim, sevilelim, gülelim, ağlayalım. Bugün sulayacağımız çiçeği yarına bırakmayalım"
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

KafaKafka

, bir kitabı yarım bıraktı
%56 (230/408 syf.)
Madeline Miller
8/10 · 44,4bin okunma
*Umut Her Zaman Vardır*
Gökyüzü kararır Mavi siyaha döner Yıldızlar yine de kafa tutar Parlar senin için
Bir Şey Öğrendim (Her Şey Olmuş Bir Hiç Tarafından Yazılmıştır)
10/10
·282 syf.··
2022 17. kitabı
Yaşayamadığımız hayatların yasını tutmak kolay. Başka yeteneklerimizi geliştirmiş, bazı teklifleri kabul etmiş olmayı dilemek kolay. Daha çok çalışmış, sevmeyi daha iyi becermiş, paramızı daha iyi idare etmiş, daha popüler biri olmuş, o gruptan ayrılmamış, Avustralya'ya gitmiş, kahve teklifini reddetmemiş ve daha çok yoga yapmış olmayı dilemek çok kolay. Edinemediğimiz arkadaşlara, yapamadığımız işlere, evlenmediğimiz insanlara, yapmadığımız çocuklara özlem duymak an meselesi. Kendimizi başkalarının gözünden görmek ve olmamızı istedikleri bin bir kişiye dönüşmüş olmayı dilemek için en ufak bir çaba gerekmiyor. Pişmanlık duymak ve sonsuza, zamanımız doluncaya kadar duymaya devam etmek çok kolay. Ama esas sorun yaşamadığımız için pişmanlık duyduğumuzhayatlar değil. Sorun pişmanlığın kendisi. Büzüşmemize, kuruyup kalmamıza, kendimizin ve bütün insanlığın en büyük düşmanı olduğumuzu hissetmemize neden olan, pişmanlığın ta kendisi. Olası hayatlarımızdan herhangi birinin bundan daha mı iyi yoksa daha mı kötü olacağını bilemeyiz. O hayatlar yaşanıyor, evet, ama biz de yaşıyoruz ve asıl bu yaşantıya odaklanmalıyız. Her yere gidip herkesle tanışamaz, istediğimiz her mesleği yapamayız tabii ama o hayatlarda hissedeceklerimizin çoğunu hissedebiliriz yine de. Kazanmanın nasıl bir his olduğunu anlamak için bütün sporları yapmamız gerekmiyor. Müziği anlamak için gelmiş geçmiş bütün müzik eserlerini dinlememiz gerekmiyor. Şaraptan zevk alabilmek için dünyadaki bütün bağların üzümleriyle yapılmış bütün şarapları tatmamız gerekmiyor. Sevgi ve gülmek, korku ve acı, bu hayattaki en geçer akçeler. Gözlerimizi kapayıp önümüzdeki içeceğin tadını çıkarmak ve çalan müziği dinlemek yeterli. Şu anda olası bütün hayatlarda yaşadığımız kadar eksiksiz ve tam bir hayat yaşıyoruz, aynı türden
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,8bin okunma