Kübra

Ekonomik düzen, krizler ve durgunluklar vuku bulacak şekil­de düzenlendiği müddetçe işsizlik sorunu kişisel çözümlere kapalı hale gelir. Savaşlar ulus-devlet sisteminin yapısına ve dünyadaki eşitsiz endüstrileşmeye içkin olduğu müddetçe kendi dar muhitin­de yaşayıp giden birey bu sistemin ya da sistemsizliğin kendisine dayattığı sıkıntıları -psikiyatrik destek almış olsa bile- çözüme kavuşturmakta aciz kalır. Bir kurum olarak aile, kadınları küçük sevimli kölelere ve erkekleri de onların biricik geçim kaynaklarına ve sütten yeni kesilmiş bebeklere dönüştürdüğü müddetçe hoşnut edici bir evlilik tamamen özel alana ait bir çözümle sağlanamaya­ caktır. Aşırı gelişmiş metropoller ve otomobiller ileri toplumların sabit aksesuarları olmayı sürdürdükçe kent yaşamının sorunları ki­şisel maharet ve servetle çözülemeyecektir.
Sayfa 22 - Hil Yayınları, 1. Baskı, 2016, pdf
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsanların ihtiyacı olan şey
Onların ihtiyacı olan -ve bunu kendilerinin de hissettiği- şey, dünyada olup bitenlere ve başlarına neler gelebileceğine ilişkin derli toplu öyküler oluşturabilmek için enformasyondan yararlan­malarına ve bir anlayış geliştirmelerine yardımcı olabilecek zihin­sel bir vasıftır.
Sayfa 15 - Hil Yayınları, 1. Baskı, 2016
Başlangıçta 'sınıf' terimi, Roma halkının mali ve askeri amaçlarla, mülk temeline dayalı olarak bölünmesi anlamına geliyordu. Bu modernite öncesi kullanım, sınıfların toplumda paylaşılan bir derecelenmeyi miras alan, atfedilmiş özelliklere dayalı gruplaşmalar olarak kabul edilmesi bakımından statik bir kullanımdır.
Sayfa 11 - Dost Kitabevi, 1. Baskı, 1998
İnsanların nelere inandıklarına bakmaksızın, bir ekonomik düzenleme olarak sınıfsal yapı, insanların bu yapıdaki konumlarına göre onların yaşam şanslarını etkiler. Eğer insanlar kendi davranışlarının nedenlerini kavramı­yorlarsa, bu, toplum analizcisinin de söz konusu nedenleri göz ardı etmesi ya da yadsıması gerektiği anlamına gelmez. (Gerth ve Milis 1961: 340)
Sayfa 10 - Dost Kitabevi, 1. Baskı, 1998