URSULA K LEGUIN/RÜYANIN ÖTE YAKASI
Romanın ana konusu rüya-gerçeklik ilişkisidir ancak roman felsefe politika arasında derin bağlar dokuyarak , içine bir tutam ütopya bir Tutam da
distopya katarak fantastik bir dünyanın kapılarını aralar
Romanın baş karakteri George Orr gördüğü bazı rüyaların gerçek yaşamı doğrudan değiştirdiğini fark eder bu farkındalık sadece kendisine aittir , George bu durumdan korkar ve rüya görmemek için birtakım psikiyatrik ilaçları kullanır aldığı dozlar yetmeyince başkalarının eczane kartı ile ilaç temin eder, yasal olarak başının belaya girmemesi için Dr. William Haber‘den terapi seansları almak zorundadır
Doktor haberg Rüyalarının gerçek yaşamı doğrudan değiştirdiğini fark edince onun bu özelliğini kullanarak dünyayı daha iyi ve yaşanır bir yer haline getirmeyi amaçlar
Kitaba başladığınızda olayın normal uyku sorunu yaşayan psikolojik bir vakayı anlatıyor gibi gelir ne zaman ki haber George özelliklerini keşfeder ona bilinçli olarak rüya görmeye amaçlayan bir makineye bağlar böylece dünya üzerinde var olan savaşlar nüfus patlaması dört yıllık gibi temel sorunları rüyasında çözdürerek dünyayı değiştirmeyi amaçlar, ve roman beklenmedik bir yere doğru akmaya başlar
(bende şaşırmıştım,aaaa Ursula normal bir roman yazıyor diye, ama normal olmadığını sayfada ilerleyince anladım) klasik Ursula mantığında yazılmış bir roman , niye klasik Ursula mantığı, çünkü yine araya dereye uzaylıları sıkıştırmış
Romana psikolojik ve felsefik açıdan bakabiliriz
Psikolojik olarak romana baktığımızda
Rüya= Min dişinin sembolize edilmiş şeklidir
Bilinç dışımız Ursula ya göre çok da masum değildir bilinç dışımız etkin bir güçtür.
Freud’a göre rüya bastırılmış arzuları temsil ederken .Junga göre ise Arketipsel(kolektif bilinç dişini oluşturan ögeler örneğin benlik