Gamze Akçay

O zaman sen de kendi kendini yargılarsın, diye yanıt vermiş kral. Ondan zor bir şey yoktur. Kendi kendini yargılamak, etrafındakileri yargılamaktan çok daha zordur. Kendini doğru yargılamayı başarırsan gerçek bir bilgesin demektir.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Reklam
“Bir generale deniz kuşuna dönüşmesini emretseydim ve general itaat etmeseydi, bu generalin suçu olmazdı. Benim suçum olurdu.”
Sayfa 37·Kitabı okudu
“Onu hiç anlayamamışım! Onu sözlerine değil davranışlarına göre değerlendirmem gerekirdi. O bana güzel kokusunu veriyor, hayatımı aydınlatıyordu. Kaçmama hiç gerek yoktu aslında! O küçük kurnazlıklarının ardına gizlediği sevgisini anlamalıydım. Çiçekler çelişkilerle dolu! Ama ben de onu nasıl seveceğimi bilemeyecek kadar gençtim.”
Sayfa 32·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Zamanı zaman yapan bizim ona izafe ettiğimiz mazi, istikbal vasıflarıdır. Bunlar yok olunca zaman nasıl var olabilir? Sonsuzluk, halin ince makasıyla ikiye bölünemez. Mazi mevcut değildir. İstikbal ise henüz gelmemiştir ve bu yüzden de o bir “yok”tur. Yalnız içinde bulunduğumuz şimdiki halden bu iki vehmedilen şeyi nasıl yakalayabiliriz? Ebediyet, bütünlüğü itibariyle “başlangıcı ve sonu olmayan” bir varlıktır. Biz hadiselere karşı hareketsiz bir seyirci konumunda bulunmuyoruz. O hadiselerin içinde yürüyoruz.
Sayfa 95·Kitabı okudu
Bugün sizin tesellinizin kollarına başka bir ıstırapla geliyorum, bana her vakitten çok gülünüz.
Sayfa 240·Kitabı okudu
Reklam