Güzelliğin bir rüzgârı vardır ki, bâzan kaşa göze isâbet eder; aklıselîmin de bir gölgesi vardır ki bâzan insanın üstünde tatlı bir iz bırakarak geçip gider.
Bunu biliniz ki, dünya hayatından evvelki âlemde birbirlerinin mânâsıyle çift olmuş ruhlar, burada da çift oldukları kimselerle anlaşabilirler. Orada yekdiğerine aykırı ve zıt olanlar ise burada da ihtilafta kalırlar. Ama isterse bu ruh sizin zürriyetiniz olsun.
Ağır hastalıklar, hayatla ölüm arasında bir menzildir; işte bu menzile ayak basmış olan kimse, çok defa, mevcut olan fakat göze görünmeyen esrarlı kuvvetin bir sözcüsüdür. Onun hesabına konuşur, pazarlığı yalnız onunladır. Bu dünya; sağa sola bakmadan geçilecek bir köprüdür. Halbuki biz insanlar, iki sâhili birbirine bağlayan bu vîran geçidi bir ikāmet yeri zannederek yerleşmeye uğraşıyoruz; lâkin en beklemediğimiz zamanda bir dalga gelip bizi alıp götürüyor.