Hayber Yahudilerinin en cesuru kabul edilen Merhab, kardeşinin de öldürülenler arasında olduğunu duyunca, askerleriyle birlikte kaleden çıktı. Üzerinde iki kat zırh gömlek vardı. İki kılıç kuşanmış, başına da iki sarık sarmıştı. Bu heybetli görünüşüyle, "Ben, kükreyip geldikleri zaman çoğu kere arslanları bile kılıçla, mızrakla yere seren adamımdır!" diye haykırıp övünüyordu.
Cesaret kahramanı Hz. Ali, duyduklarına aldırış etmeden, "Ben de, annemin bana Haydar [Arslan] adını taktığı adamım. Cesarette, ormanlardaki en heybetli arslanlar gibiyimdir. Sizi yaşatmayacak, yere sereceğim!" diye cevap verdi.
Yapılan teke tek vuruşmada, Yahudilerin en kuvvetli adamı Merhab, "Esedullah" unvanının sahibi Hz. Ali karşısında dayanamayıp, kafası Zülfikâr'la ikiye bölünerek yere düştü.
Manzarayı gören Hz. Resûlullah, mücahitleri müjdeledi: "Sevininiz! Hayber'in fethi artık kolaylaştı."
Devs kabilesi Reisi Şair Tufeyl b. Amr, Hicret'ten önce, Mekke'de Peygamber Efendimizle göruşup Müslüman olmuştu. O zamandan beri de kabilesini İslamiyete davet edip durmuştu.
Tufeyl b. Amr, bu sefer kabilesinden dört yüz kadar Müslümanla Hicret'in 7. senesinde Medine'ye geldi. Peygamber Efendimizin Hayber'e gittiğini haber alınca da, Hayber'e gelip Islam ordusuna katıldılar, Yahudilere karşı savaş açtılar.
Gelen dört yüz kişinin arasında, sonradan meşhur olacak Ebû Hüreyre de (r.a.) bulunuyordu. Orada Hz. Resûlullah'la buluşup görüşen Hz. Ebû Hüreyre, Ehl-i Suffa'ya dâhil oldu ve ondan sonra Efendimizin yanından ayrılmadı. Cenab-ı Hak, kendisine kuvvetli bir hafıza da ihsan ettiğinden, birçok hadis-i şerif rivayet etmiştir. "Benden fazla hadis bilen, Abdullah İbni Ömer'dir. O, işittiğini yazardı; ben yazmazdım" demiştir.
Resûl-i Ekrem Efendimiz, sefer esnasında her konakladığı yerde Yüce Rabbine şöyle yalvarıyordu:
"Allahım! İstikbal endişesinden, geçmişin tasasından, güçsüzlükten, gevşeklikten, pintilikten, korkaklıktan, bel büken borçtan, zalim ve haksız kimselerin musallat olmasından sana sığınırım!"
1355-Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyin. Karşılaşınca da sabr edin."