II.AbdülhamidHan fevkalade problemli bir zamanda tahta çıktı. Saltanatının ilk yılında devlet, yönetimi elinde tutan bürokratlar tarafından 93 harbine sürüklendi. En acı felaketler yaşandı.
Araştırdıkça değeri anlaşılan ve her geçen gün biraz daha hayranlık duyulan II. Abdülhamid Han, vefatının üzerinden tam bir asır geçtiği halde nesillerimize neden anlatılamadı? Belki de insanların zihnini en fazla kurcalayan suallerden biridir bu!
Evet bir mahalle mescidinin serin sessizliğinde Yaradan'a daha yakın hissederim kendimi. Bu yalnızlık ve sükunet arayışı ile camiyi bir keşiş makarasına benzettiğimi sanmayın. Cemaatın içinde yalnız kalabildiğim gibi zaman zaman cemaatın ruhuna iştirak etmekle tek bir yürek kesildiğim oluyor
Elektriğin ulaşmadığı bir dağ başına çıksam diyorum. Orada bir sabah ezanı dinlesem. Kesret içinde kaybolan yaralı kalbim şifa bulur mu dersiniz? Yoksa bu derdin dermanı Lokman'a mı kaldı?