Sözcükler ne kadar yetersiz, cılız, hastalıklıdır. Anlatanla dinleyenin, yazanla okuyanın aynı titreșim içinde oldukları anlar ne kadar enderdir. Oysa bir bakış, tek bir bakış,... Sözsüz, sözcüksüz...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Hayvanlar koklaşarak, insanlar söyleşerek anlaşır" diyen atasözü aklıma geldi. Amma da palavra lâfmış. Hayvanlar koklaşıyor, insan söyleşiyor, ama gene de anlaşamıyorlar, birbirlerini öldürüyorlar. Dövüş bitmiyor.
Üstat, imkânım olsa parfüm üretimini yasaklardım. Kadın kendi kokmalı. Sıcak duştan çıkmış bir kadın düşünsenize. Buram buram kokar, Her kadının kokusu başkadır. Öyle değil mi?
Rastlantı zaten beklenmediktir. Beklenir olsa, ona rastlantı denmez. Ama bazen öyle rastlantılar oluyor ki, dilin mantığına ters düşse de, onlara "hiç beklenmedik rastlantı" denebilir.