Zeynep Öztürk

Zeynep Öztürk
@ZeynepO_O
... Peki ikisinin de yazıp çizdikleri ne işe yaradı? Birkaç okurun boş vaktini doldurdu. Tüm metinlerin kaderi budur işte. Thales'ten tutun da üniversitelerimizdeki profesörlere, en hayalperest akıl yürütücülere ve onlardan intihal yapanlara kadar hiçbir filozof oturduğu sokağın terbiyesini dahi etkileyememiştir. Niçin? Çünkü insanlar metafiziğe göre değil âdetlere göre hareket eder.
Sayfa 30·Kitabı okudu
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Daha yüksek ses ile!
Sermaye ya da beceri sahibi olmayı bir "hak" sayarak yüzlerce kişiyi çalıştırıp, onların emeklerinin meyvesini bir veya birkaç adamın kendi kasalarına indirmeleri yolundaki adaletsiz usul devam ettikçe bu dünya düzelmez.
Sayfa 352·Kitabı okudu
Alıntı
Türkler fatalist mi?
Frenkler Türklere fatalist adını verirler. Bu kelimenin manası her şeyi kader ve kısmete yükleyip çalışıp çabalamadan tam bir tevekkül içinde yaşamaktır. O kadar gözümüz ve sağgörümüz kapanmıştır ve onları öyle kapalı bulundurmaktan o derece hoşlanırız ki kader ve kısmet kelimeleri hakkında birkaç doğru söz söylemek bile buna kalkışanı en şiddetli eleştiri belasına uğratır. "İş olacağına varır" sözü her işte felsefi ilkemizdir. Frenkler bizim için şöyle söylerler: Türk baba abani sarığıyla dükkânında uyuşuk bir halde oturur. Müşteri çekip ikna etmek için Avrupalılara has olan ticari külfet ve fırsatların hiçbirine teşebbüs etmez. Çünkü niçin boşuna zahmete girsin? Kısmetse müşteri kendi ayağıyla gelip onu bulur. Kısmetten fazla hiçbir şey olmaz. Güneş parıldar, yağmur şarıldarsa Türk baba ektiği ekini elde eder. Zavallının yüzü güler. Aksi takdirde kıtlığa razı olmuş olur. Tarım âletlerinin iyi hale sokulmasını, tarlalarına su vermeyi ve sulamak için kanallar açmayı hiç düşünmez. Kurak olduğu seneler gösterebileceği çalışma teşebbüsü olsa olsa birkaç defa yağmur duasına çıkmaktır. Doğal kaynakları hemen el sürülmemiş denecek derecede dokunulmamış, insanları son derece uyuşuk ve tembel olan bir memlekette gözü açık bir Frenk ne fırıldaklar çevirmez!
Sayfa 243·Kitabı okudu
Alıntı
Diğer yönden memleket Cumhuriyet'te büyük bir ekonomik hamlenin verileriyle maddi hayatta hayli ilerlemeler yapmıştır. Yollar, limanlar, elektriklenme hareketleri, ziraatin makineleşmesi ve tarım istihsalinin artışı... gibi hususlar, bu ilerlemenin verimli neticeleridir. Köylüye sağlanan geniş kredi imkânları, asırlardır murabahacının elinde inleyen bu vatandaşları feraha çıkarmıştır. Bilhassa petrol meselesinin ele alınması, iktisadi gelişmemiz için geniş imkânlar sağlayacaktır. Bütün bu işleri yürütecek, gerçekleştirecek yetkide vatandaşların yetiştirilmesi, başlı başına bir dava olarak elimizde ve karşımızdadır. Ecnebi sermayeye memleketimize girme imkânını hazırlayan bu zihniyet, bu işleri kendi unsurlarımızla yapma ve tahakkuk ettirme zorundadır. Şu halde fizik ve kimya gibi müspet bilim mensuplarının artması, kıymetli mühendislerimizin çoğalması ve bütün teknik alanlarda vazife alacak Türk vatandaşının kuvvetli ve kalabalık bir ekip haline gelmesi, milli ihtiyacımız ve emelimizdir.
Sayfa 9
Kitap Alıntısı