Zeynep Hanife ORAL

Zeynep Hanife ORAL
@ZeynepOral
Puan vermedi·352 syf.··
2020 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2020 16:25
Çok merak ettiğim, okumayı isteyip alışveriş listeme eklediğim ama hep ertelediğim bir kitaptı Camdaki Kız. Adetim olduğu üzere kitaplara hakkında çok fazla şey okumadan başlarım ki merakımı ve okuma hevesimi köreltmeyim. Sevgili Gülseren hanımın Madalyonun İçi kitabında anlattığı gerçek yaşam hikayesinin Kırmızı Oda isimli diziyle televizyona uyarlandığını gördüğümde ilgim arttı ve yazarın kitaplarındaki hikayelerinin ekrana aktarımının da başarılı bir ilerleyiş gösterdiğini fark ettim. İstanbullu Gelin dizisini çok severek izlemiştim, şimdi Masumlar Apartmanı da merak uyandırmışa benziyor. Kitabın başından sonuna ilmek ilmek işlenen, Gülseren hanımın kendi iç sesinden hastasına yansıtılmak istenen konu kader motifi... Yani doğup büyüdüğümüz, güveni veya güvensizliği, sevgi veya nefreti bize hissettirerek öğreten evlerimizde yaşadıklarımıza, alıştığımız duygulara hayatın bizi görünmeyen bağlarla çekmesi... ve bizim ona teslim olmamız... Bir günahı, bir ayıbı hatırlattığı için ailesi bildiği insanlar tarafından sevgisiz büyütülen, nefretle bakılan, ilgiye aç bırakılmış Nalan; "bunu da kabul etmedin ama değil mi?" diye düşündüren, kabullenemediğimiz gerçekleri içselleştirebilen Türkan ve hatta sert görünümlü, her istediğini ardını düşünmeden yapan, girdiği ortamda egemenlik kurmayı arzulayan Hayri bile sürükleniyor kaderinin ardından. Bir de gözünü kırpmadan sevdiği insanın canını yakan Laz kızı var ki o da hayatın tüm acımasızlığının, adaletsizliğinin, ona vaat ettiği umutların boşa çıkışının hıncını almak duygusuyla yapıyor bunları. İnsanların duygularına, iniş çıkışlarına, korkularına, hüzünlerine ortak olup onlarla empati kurma yeteneği geliştirmeye çalışmak; dostluklarını ve güvenini kazanmanın yollarını yapmak, insanlara bir terapistin gözünden bakmak bu
İlişkiler
Camdaki KızGülseren Budayıcıoğlu · Doğan Kitap · 201928,1bin okunma
Reklam
Puan vermedi·222 syf.··
2019 81. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2019 22:42
Bazen bazı şarkılar, bazı filmler, bazı kitaplar için gecikmişliğinizi hissedersiniz. Henüz Orhan Kemal'in kalemiyle tanışmamış olmam da böyle hissettiriyordu bana. Daha sonra Gençlik Bakanlığı'nın hediye etme kampanyasından bu kitabı seçtim ve Orhan Kemal'in kalemiyle tanışma fırsatım oldu. Kitapları ve yazıları hakkında yorum veya inceleme okumadığım için kitaba salt kendi tahmin ve fikirlerimle başladım. Daha ağır ve edebi bir dil beklerken gayet akıcı, sürükleyici bir anlatımla karşılaştım. Anlamını bilmediğim için not aldığım kelimeler olmadı değil ama açık bir dille yazılmış. Karakter sayısının fazlalığı bile yormuyor, üstelik lakaplarıyla anılan birçok karakter olmasına rağmen. Kitabın ilk bölümü Baba Evi'nde evin büyük oğlunun babasının baskılarına katlanışı, bir işe tutunma çabaları, eve ekmek getirip haysiyetini kazanma uğraşı, okuma yazmaya olan ilgisizliğine ek futbola olan tutkunluğu yine oğlanın dilinden anlatılıyor. Tabi ek olarak hoşlandığı kızlar ve onlar yüzünden babasından işittiği azarlar da "yeter artık bu kadar baskı yapılmaz ki bir genç delikanlıya" dedirtiyor. En çok da bu kadar tartışmaya rağmen ortamı yumuşatmaya bile çalışmayan sessiz ve silik annenin varlığı yoruyor insanı. Avare Yıllar isimli ikinci bölümde ise siyasi ve okumuş bir babanın gurbete giden, yaşama tutunmaya çalışsa da bir türlü mayayı tutturamayan oğlu olarak memleketi Adana'ya, takımdan arkadaşlarının yanına dönmeye karar veriyor. Değil liseyi ortaokulu bile bitiremiyor, "elalem ne der" sözüne takılmadan türlü işlere girip çalışıyor, işçi oluyor. Şansını denemek üzere güzel ve büyüleyici şehir olan Istanbula bile gidiyor fakat nafile... Burada da kendine bir iş bulamamıştır. Daha sonraları muhasebeci olarak bir fabrikada çalışıyor ya bu sırada bir kıza da tutuluyor fakat
Baba Evi - Avare YıllarOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20201,217 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2019 78. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2019 16:56
Şekersiz 21 Gün sağlık ve özellikle beslenme alanında yazılmış fakat sıradan sağlık kitaplarından farklı... Beslenme ve diyetetik öğrencisi olarak yazarı diyetisten Özge hanımı tanıyor, takip ediyordum. Kitabını hem akademik anlamda gelişmek hem meslektaşımın üslubunu ve iletişim becerilerini anlayabilmek için okumak istiyordum. Kitapyurdundan sipariş ettiğim gibi aldım elime, ara ara okuyarak devam ettim fakat şekersiz 21 günü deneme fırsatım olmadı mutlaka onu da deneyeceğim inşallah. Her güne özel bir liste, beslenmeyle ilgili bir güncel konu ile günün tavsiyesi ve günün sözüne yer vermiş Özge hanım. Ardından da bir şarkı parçası bırakmış böylece hem motive etmeyi hem yanlış bilinenlerin doğrusuyla öğrenilmesini sağlamayı hedeflemiş ve başarmıştır da. Kitabın okunuşu çok kolay olmuş böylece günü gününe okunduğunda zaten 21 günde bitmiş oluyor. Kendiniz ve vücudunuz için iyi bir şeyler yapmayı, güne daha rahat, daha motive olarak başlamayı, beslenmenizi düzenleyip yaşam tarzı haline getirmeyi istiyor ve düşünüyorsanız mutlaka bu kitabı okumalısınız diyorum ve sağlıklı günler diliyorum herkese.
Şekersiz 21 GünÖzge Bezirci Dikici · A7 Kitap · 2017279 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2019 80. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2019 01:13
Eylül ayı başlangıç kitabı olarak seçtiğim Tesirsiz Parçalara'a bir gün ara vermesem iki günde bitiriyordum zaten bir günde bile bitirilebilecek bir hafifliğe sahipti. Ilgi çeken başlıkları olan deneme yazılarından oluşan bir kitap. Bazı bölümlerde kare kodu okutuyorsunuz ve müzik de eşlik ediyor. Tesirsiz Parçalar Ali Lidar'ın kalemi ile tanışma kitabım oldu benim. Kendisini tanıyor ve kitaplarını okumayı düşünüyordum fakat bu okuduğum ilk ve son kitabı olabilir. Çünkü edebiyatta -aslında hiçbir yerde- küfrü mazur göremiyorum, özellikle de deneme yazılarında. Deneme yazıları benim için okurla yazarın konuşması, dertleşmesi demek. Kitapta aşkından, edebiyattan, kitaplardan, sevdiği yazarlar ve kendine yakın bulduğu Selim Işık gibi karakterlerden, çocukluk anıları ve çocukluk heveslerinden, pişmanlıklarından, öğrencilik anılarından konular açıyor yazar. Benim en sevdiğim yazılar kitaplardan ve annesinden bahsettikleri oldu. Onun dışında da kitapla ilgili üç kelime söylemem gerekirse bunlar kırmızı tuborg, solculuğu ve Ferdi Tayfur olurdu. Yani bir süre sonra yazarın çaresizliğini siz de kabullenip kafayı bulabilirsiniz. Tamam bu kadar olmayabilir ama okumasanız da bir şey kaybetmezsiniz diyebilirim...
Tesirsiz ParçalarAli Lidar · Ithaki Yayınları · 20165,6bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2019 77. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2019 23:06
Iskender Pala'nın okuduğum romanlarından beşincisiydi Mihmandar. Diğerlerine kıyasla Mihmandar'ı daha özümseyerek okuyabildim. Belki Efsane gibi deniz ilmi gerektirmediğinden belki Şah ve Sultan gibi tarih ağırlıklı olmadığından ya da belki de Abumrabum gibi karmakarışık ilişkiler ve gizli örgütler bulunmayışından. Elbette Mihmandar da Islam tarihi içeriyordu fakat ağır değildi ve daha çok Peygamberimiz'e duyulan özlem, onun müjdelediklerinden olma gayreti öne çıkarılmıştı. Özellikle Hamedcik'in sevgililer sevgilisi Kutlu Nebi'ye ve onun mihmandarı Ebu Eyyub'a kavuşma anı öyle duygu dolu anlatılmış ki... Iskender Pala'nın romanlarında uyguladığı teknik bu kitapta da vardı. Her bölüm bir başkasının ağzından anlatılıyordu ve kim olduğu da bölümün sonuna bırakılmıştı, bu da merak uyandırıyordu. Ebu Eyyub ve ona yoldaşlık yapan Hamed'in sohbetleri Peygamberimiz'in hadisleri ile sürüyordu, bu da kitabın en güzel kazanımıydı diye düşünüyorum. Ve artı olarak Islam tarihine ait birçok bilgiyi edinebilmek, Peygamber özlemini, hakiki sevgisini hissetmek, ona benzemeye ve yakın olmaya çalışan insanları tanıyabilmek... Fakat bir sahabe ve halife olan Hz. Muaviye'nin kibirli, cihad düşkünü ve iktidarını güçlendirmek isteyen bir emîr gibi gösterilmesi ne kadar doğru bir davranış bilemiyorum. Eksisiyle artısıyla heybemize bir şeyler koyabilmek, O'na benzemeye çalışanlardan olmak duasıyla... Iyi okumalar.
Mihmandarİskender Pala · Kapı Yayınları · 202014,1bin okunma
Reklam