Zeynep Topçakan

Zeynep Topçakan
@ZeynepZahidenur
../Zahidenur’un Annesi ;)
5/10
·172 syf.··
2021 3. kitabı
Kuşlar ve insanlar olsaydı keşke kitabın adı kuşlara dair insanlarda bulunan özellikleri betimleme ve kıyas dışında bir şey alamadım belgesel tadında olsa en azından bilgi akışı olurdu ama o bile yoktu en aklımda kalan şey şu kuşlar göç rotasını oluşturabilecek harita hafızasına sahip biz niye değiliz niye kaybettik yani sadece içgüdüsel mi hareket ediyoruz bir çok duygu ve düşünce bize eşlik ediyor anlamsız bir kıyas ve benzetme vardı okurken sıkıldım
Felsefe
Kuşların FelsefesiPhilippe J. Dubois · Domingo Yayınevi · 20201,641 okunma
Zeynep Topçakan
Kesinlikle..! katılıyorum
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2020 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2020 01:30
Çok acıklı ve gerçek bir hikayeyi bitirdim az evvel. Uzun zamandır ilk kez bir kitap beni ağlattı. Çok etkilendim ve tarihi, savaşları, insanlığı bir kere daha sorguladım, sorguluyorum ve sorgulayacağım. "İncir Kuşları" insanı gerçekten derinden sarsıyor. Hikayenin işlenişiyle ilgili beni rahatsız eden bir nokta oldu. •Felaket tellalı olan teyze. Romanda tarihi gerçeklerin anlatıcısı olarak bu teyze seçilmiş ve ciddi ciddi copy paste gibi duran bilgiler o anla harmanlanmadan okuyucuya iletilmiş hissi verdi bana. Bir telefon çalar, arayan teyzedir ve Boşnak tarihini anlatmaya başlar. doğruları söylemek gerekirse bir an önce bitsin diye okudum o kısımları. Savaşın başladığı bölümler ise bambaşka bir elden çıkmış gibi duruyor. Oraya geldiğinizde zaten romanı elinizden bırakamıyor ve ağlamaya başlıyorsunuz. Kısacası kopukluklar hissettim ben, bu beni romana başladığım zamanlarda biraz rahatsız etti ama aşk, savaş bölümleri onun üstünü kapattı yani o kopukluğu giderdi. Anlatılanlar kurgu değil. Kitapta bir kişinin yaşadıkları gibi gözüken olaylar, savaşta binlerce kişinin başına gelenler anlatılıyor. Bu yüzden kitap için ‘beğendim’ sıfatını kullanamayacağım. Bana göre en doğru tanım "Etkilendim." Çok fazla etkilendim olabilir. Gerçek olayları anlatan kitaplara karşı ayrı bir ilgim vardır her zaman. İncir Kuşları da yakın dönemde yaşanmış gerçek olaylara dayanıyor. Suada'nın hayatını pencere olarak alıp diğer kurbanların yaşadığı mezalimi , yüz karası savaşı anlatan bu kitap ilk kısımlarında alelade bir anlatımı olsa da savaşın başladığı kısımda aklınız sadece tek suçu başka bir kitaba inanmak olan insanların "tüm dünyanın şahitliği eşliğinde" kıyımına kilitleniyor. Gerçek dünyada insanların birbirine yaşattıklarına hiçbir kurguda rastlanamıyor ve o zaman anlıyorsunuz ki
1000Kitap
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,4bin okunma
Zeynep Topçakan
Teşekkürler çok güzel bir inceleme biran önce alıp okumak istiyorum
10/10
·93 syf.··
Beğendi
·
2017 37. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2017 00:00
Etkisinden ömrünüz boyunca çıkamayacağınız bir kitaba yorum yapmaya nasıl başlarsınız? Hangi efsuni sözcük anlatmaya yetebilir Yoksulluk İçimizde'yi. Şuraya ne kadar yazarsam yazayım kalbime bıraktığı duyguların binde birini bile anlatamam. Yoksulluk İçimizde, adı bile şiir. Yoksulluk da yoksunluk da bizlerin içinde değil mi? Ne diyordu bir şarkı: "Her yer dolu her dem dolu, boşluk senin yüreğinde." İçimizde büyüyüp giden boşluğa mazeretler bulmaya çalışıyoruz, halbuki kalbimizi dinlesek, kalbin yalnızca bir kastan ibaret olmadığını, onun bize Yaratıcı'yı hatırlattığını ezel meclisinde bize üflenen nûru hatırlayacağız. Ne diyordu Ataullah İskenderî Hikem-i Ataiyyesi'nin 59. hikmetinde, "Karanlık kötü nefsin askeri olduğu gibi, nur da kalbin ordusudur." Süheylâ... "Hayyaalelfelâh..." Haydi kurtuluşa çağrısına kulak veren Süheylâ... Öyle derin hissiyatlar bıraktı ki kalbimde bir hikâye kahramanından çok daha öte Süheylâ benim için.. Süheylâ bir Züleyha belki de ya da Leylâ'yı çölde tanımayan Mecnun... Ruhunun boşluklarını en sevgiliyle, onun emirleriyle doldurmaya çalışan bir kahraman Süheylâ... Senin kadar cesur olabilmesini ve senin kadar yürekten hissetmesini isterdim her genç kadının, "Ne oldu sana bu aralar kız?" diyen kişiye "Müslüman oldum" diye tokat gibi haklı cevaplar verebilmek... Engin... Hepimiz Engin'iz belki de... Mevkii peşinde koşan, çok para kazanınca göreceği içi boş itibarın gözlerini kör etmesine izin veren, son model arabalarla havalar atmaya çalışan, maneviyatına hiç zaman bırakmayacak kadar çok çalışan... Süheylâ'nın cümlesiyle hayatını sorgulayan, varlığını sorgulayan, yıldızların kayışını sorgulamaya başlayan Engin... İçi bir çöl sükunetine dönen Engin... Süheylâ'nın Engin'e olan teklifi... Bir hicret teklifi... Kitaptaki karakterler
Din
Yoksulluk İçimizdeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202112,9bin okunma
Zeynep Topçakan
Ne güzel de anlatmışsınız yüreğinize sağlık
Puan vermedi·224 syf.·
2017 2. kitabı
Kısa bir şiir ve ardından “ne çok acı var” diye başlıyor kitabımız… Sonra kendinizi Zarif adam ile beraber altmışlı yetmişli yıllarda buluyorsunuz. Yaşamak… Bence bir kitaba verilebilecek mükemmel bir isim. Çoğu insan yaşadığını sanıyor ama aslında yaşamıyor. Yaşamak denilemez buna. Ama Cahit Zarifoğlu yaşamayı beceren sayılı insanlardan bir tanesi diye düşünüyorum. Bu kitabı okurken sizde nasıl yaşadığına tanık olacaksınız. Normal de kapalı bir anlatım tarzı olan Cahit Zarifoğlu’nun şuana kadar okuduğum en açık kitabı diyebilirim. O yüzden ilk bu kitabını okumanızı tavsiye ederim. Kitap günlük ve anı türünde gibi gözüküyor. Öyle bildiğiniz gibi zamana göre ilerlemiyor. Tarihler karışık. Bir bakmışsınız geçmişe gitmiş. Birde bakıyorsunuz yaşadığı zamana geri gelmiş. Ayrıca bu türler dışında yazılarının içine birçok türü de katmış. Deneme yazıları da var. Şiir de var. Sayamayacağım kadar çok konuya değinmiş. Bazen yeni bilgiler öğreniyorsunuz. Bazen de yazarın bir insan, bir konu hakkındaki görüşlerini görüyorsunuz. Kitap içerisinde çok sevdiğim anlam dolu beni duygulandıran paragraflar vardı. Bu adama Zarif adam diyorlarsa içinde aşkında, sevginin de geçmesi gerekiyor. Ve geçiyor da... Yalnızlık da olmazsa olmazlardan… Yazılarında kimi zaman insanları, kimi zaman da davasını anlatmış… Bazı yerlerde annesine olan sevgisi ve özlemini dile getirmiş. Bazen de babasına sitem etmiş. Gönlü zengin yaşlı bir dedeyle olan anısını da anlatmış. Hani bir yayla da süt ikram eden fakat Nehri geçemediği için sütü gelip kendilerinin almasını isteyip, hediye eden kişinin kendisi olmasına rağmen özür dileyen kocaman yüreği olan yaşlı dede... Ne sevmiştim bu dedeyi. Dedemi hatırladım. Ne çok özlemişim onu. Bugünlerde ölmüştü oda. Yazarımız yeni nesilden de şikâyetçi olduğunu
Müzik
YaşamakCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 202011,2bin okunma
Zeynep Topçakan
Bir kitap bu kadar güzel anlatılır tşkler

Merve Yiğit

, bir kitabı okumayı düşünüyor
Aletha J. Solter
8.8/10 · 1.460 okunma
Zeynep Topçakan
Bu kitabı bende merak ettim