Etkisinden ömrünüz boyunca çıkamayacağınız bir kitaba yorum yapmaya nasıl başlarsınız? Hangi efsuni sözcük anlatmaya yetebilir Yoksulluk İçimizde'yi. Şuraya ne kadar yazarsam yazayım kalbime bıraktığı duyguların binde birini bile anlatamam.
Yoksulluk İçimizde, adı bile şiir. Yoksulluk da yoksunluk da bizlerin içinde değil mi? Ne diyordu bir şarkı: "Her yer dolu her dem dolu, boşluk senin yüreğinde."
İçimizde büyüyüp giden boşluğa mazeretler bulmaya çalışıyoruz, halbuki kalbimizi dinlesek, kalbin yalnızca bir kastan ibaret olmadığını, onun bize Yaratıcı'yı hatırlattığını ezel meclisinde bize üflenen nûru hatırlayacağız. Ne diyordu Ataullah İskenderî Hikem-i Ataiyyesi'nin 59. hikmetinde, "Karanlık kötü nefsin askeri olduğu gibi, nur da kalbin ordusudur."
Süheylâ... "Hayyaalelfelâh..." Haydi kurtuluşa çağrısına kulak veren Süheylâ... Öyle derin hissiyatlar bıraktı ki kalbimde bir hikâye kahramanından çok daha öte Süheylâ benim için.. Süheylâ bir Züleyha belki de ya da Leylâ'yı çölde tanımayan Mecnun... Ruhunun boşluklarını en sevgiliyle, onun emirleriyle doldurmaya çalışan bir kahraman Süheylâ... Senin kadar cesur olabilmesini ve senin kadar yürekten hissetmesini isterdim her genç kadının, "Ne oldu sana bu aralar kız?" diyen kişiye "Müslüman oldum" diye tokat gibi haklı cevaplar verebilmek...
Engin... Hepimiz Engin'iz belki de... Mevkii peşinde koşan, çok para kazanınca göreceği içi boş itibarın gözlerini kör etmesine izin veren, son model arabalarla havalar atmaya çalışan, maneviyatına hiç zaman bırakmayacak kadar çok çalışan... Süheylâ'nın cümlesiyle hayatını sorgulayan, varlığını sorgulayan, yıldızların kayışını sorgulamaya başlayan Engin... İçi bir çöl sükunetine dönen Engin...
Süheylâ'nın Engin'e olan teklifi... Bir hicret teklifi...
Kitaptaki karakterler