“Yaşam kuşkusuz onur ve disiplin gerektirir, ayrıca insanın başına gelenlere, neyin gerçek bir facia, neyin küçük bir dert olduğunu bilerek normal bir tepki verilmesini de; özellikle savaş dönemlerinde, her yerde on binlerce insan ölürken, beceriksizce kesilmiş bir tutam saçın ne önemi var gerçekten?”
“‘Okuyorum Sermet. Tarihe meraklı olduğumu bilirsin.’ Kim meraklı değil ki, herkes okuyor. Yalnız gerilimle yaşanmaz; biraz da tarih okuyalım. Herkes, tarih okuyor albayım; bugüne değer veren kalmadı. Bugün, zaten yaşanıyor; asıl, geçmişte ne olmuş bakalım ? Sararmış vesaikin karamış fotokopilerinin kirlenmiş baskıları. Bugünü daha iyi anlamak içinmiş aslında. Ne olacak anlayacaksın da? Daha mı iyi yaşayacaksın? Öyle deme, öğren öğren…”
“Nurhayat hanımı kapıya kadar götürdü. Kapıyı kapadı. Odasına döndü. Birlikte oturdukları sırada ayaklarının hareketleriyle buruşmuş olan kilimi düzeltti. Mektup yazdığı kalemi kaldırdı. Sigarayla kibriti cebin soktu. Yatağın üstüne oturdu. Bir yaşantıyı bitirmeli. Hiç bir iz kalmamalı ondan. Yeni yaşantılar için. Yeni yaşantılar için. Bunu önceden bilseydim, yaşantı milyoneri olmuştum. Ha-ha”