Etrafınıza, hayat girdabına dönüp baktığınızda kalabalığın sesini ve telaşını duyarsınız, gerçek hayatta yaşayan insanları görürsünüz; yasakları olmayan, hayal gibi uçup gitmeyen, daima yeniliklerle dolu, daima cıvıl cıvıl, saati saatini tutmayan gerçek bir yaşam onlarınki. Oysa hayal dünyası öyle ruhsuz, öyle aşağılık, öyle korkutucu bir tekdüzelik ki gölgenin, düşüncenin ve güneşi karartan ilk bulutun esiridir.
'' Bulutsuz, soluk gökyüzü, güneşin batışı, akşamın dinginliği...Hepsi nedense hüzünlendiriyordu beni, artık dolmuştum ve ağlamak istedim. Ama tüm bunları size neden yazıyorum ki? Kendime bile açıklaması zor iken bir başkasına anlatmak daha da zorlaşıyor. Ama beni herhâlde anlarsınız. Gözyaşları ve kahkahalar! ''