Drogo aslında sıradan bir insandı. Ama insan doğar doğmaz varoluş amacı arayışına girer. Drogo eksikti. Bunu savaşla tamamlayacaktı. Drogo hepimiz gibi hayatına değecek yaşadığına, beklediğine değecek bir şey uğruna yaşadı. O şey gerçekleşti ve o öldü. Drogo ölmese de ölmüştü. Yaşlanmak, hastalanmak umudun tükenişi, hayatın boşluğu… hepimizin uzun özeti olmuş. Doğarız bir amaç uğruna yaşarız o amacımız yaşamaya değerdir tüm ömrümüz o amacı beklemekle geçer. Sonunda boşuna yaşadığımı ı farkederiz.
Hayat sıradan yığınların kendisini hayatın başrolünde kahraman olarak kurgulamasıdır. Kahraman olmadığımızı anladığımız o an ölürüz. Tatar Çölü
Ah, bu bir zamanlar arzuladığından çok daha zor bir muharebeydi. Yaşlı savaşçılar bile bunu denememeyi tercih ederlerdi. Çünkü açık havada, kargaşanın ortasında, henüz genç ve sağlıklı bir bedene sahipken, zafer borularının öttüğü anda ölmek güzel olabilir; ama bir hastane koğuşunda uzun uzun acı çektikten sonra ölmek daha kötüdür herhalde; evde, sevgi dolu ilenmeler, hafif ışıklar ve ilaç şişeleri arasında ölmek daha melankoliktir. Ama bilinmeyen, yabancı bir diyarda, sıradan bir han odasında, yaşlı ve çirkinleşmiş bir biçimde, dünyada, arkada hiç kimsenin kalmadığını bilerek ölmek kadar zor hiçbir şey olamazdı.