O sırada, sararmış otların arasında mini minnacık bir sarı nergis gözüme ilişti. Dalından kırılmış altın sarısı bir güzellik damlası. Nergisceğiz hayretle bakan bir gözü andırıyordu. Elimi uzatınca hal diliyle bana yarasını gösterdiğini hissettim. "Seni burada kim görecek ki bu kadar güzelsin?" diye geçirdim içimden, "Seni buraya kim gönderdiyse o!" diye bir fısıltı duydum.
Allah Resûlü aleyhissalatü vesselam, duasında söyle demiştir.
"Allah'ım Kendi sevgini, seni sevenlerin sevgisini ve sana yaklaştıran amelin sevgisini bana ver."
" Burası kalbinin en değerli yeridir. Burada siyah bir nokta vardır. Canın canı, sevenin cananı buradadır. O nokta, yoğun bir damla kandan ibarettir. Adına 'süveyda' yahut 'sevda' derler. Siyaha çalan rengi yüzündendir bu isim. Çünkü sevda, kara talih içinde, o kara kan damlasında büyür. Bütün tecelli denizleri, bütün aşk fırtınaları, işte o bir damla kanda dalgalanıp çırpınır. Aşırı sevgi bu damlayı tahrip edip dağıtırsa, parçaları bütün vücuda dağılır. Aşk işte o dağılmanın adıdır ve o dağılırsa aşık artık ne yaptığını bilmez olur."