Bu kitabı okumaya başlamadan önce gerçekten boşlukta gibiydim. Hani canınız sıkılır film izlersiniz, dışarı çıkarsınız ya da oyun oynarsınız fakat içinizde ki o sıkıntı o boşluk hiç geçmez ya. Bende öyleydim. Kendimi boğucu bir kuyuda hissetmekten alıkoyamıyordum. Sonra kitapların başına geçtim. Hepsine teker teker göz gezdirdim. Ve elime bu kitabı aldım.Gerçekten bu gibi durumlarda kitaplar size o kadar çok yardımcı oluyor ki. Kitap okurken o içindeki boşluk hissi bir anda ortadan kayboluyor. Yani en azından benim için öyle. Bu şiir kitabı gerçekten vermek istediği derin mesajlarla insanı cezbediyor. Şiirleri gerçekten insanı dumura uğratıyor. Size şiir kitabında ki en sevdiğim şiirlerden bir tanesini buraya yazmak istiyorum.
Bunaldım. İnsanların yoksulluğu sevmesinden bunaldım. İnsanların kendi hayatlarını hapishaneye çevirmesinden bunaldım. Kedilerle serçeler arasına bir sarkaç kurdum. Kapı koluyla puhu kuşları arasına. Ekmekle onur arasına. Uykuyla yıldızlar arasına. Kimse iyileşmedi. Ben bunaldım. Kötülük biraz daha girdi evimize. Güneşler gitti, tarlalar gitti, yosunlu taşlar bile gitti. Kimse dönmedi. Ben bunaldım.
Uzaklara bakmak çok acı.
Sen bunalmadın mı...
Ölüm ne ki
Yaşıyoruz.