Agatha Christie romanlarını genellikle çok severim. Özellikle de Hercule Poirot’un araştırdığı cinayet hikayelerini.
Bu kitap 8 ayrı öyküden oluşuyor. Akış olarak birbirinden bağımsız, örtüşmeyen hikayeler.
Her dedektifin kendine özgü inceleme ve araştırma yeteneklerini kabul ediyorum ama ben bu kitapta pek de bir cinayet soruşturması havasına giremedim.
Benim için kitaba dahil olamamak, hikayeye kendini kaptıramamak çok hayal kırıklığı oldu. Beni tatmin eden bir kitap olmadığını açıkça söyleyebilirim.
Gereksiz detaylarda boğulan, konuyu uzatmak için fazlaca irdeleyerek anlatılan bir kitap olmuş.
Pek tavsiye edemeyeceğim bu kitabı.
Bence klasik Agatha Christie kitaplarının mantığına uymayan ve sıkan bir kitap.
Agatha Christie kitaplarını genelde çok severim fakat bu kitap beklentilerimi karşılamadı .
8 ayrı öyküden oluşuyor ve tek bir olay örgüsü olmadığı için sanırım tam olarak içine dahil olamadım. Ama tabi ki dili ve anlatımı kendisini okutuyor.
Bir çok kitabında baş kahraman olan Poirot yalnızca iki kısa hikayede görünüyor, onun dişında genelde gizemli kahramanlar var. Bu arada Parker pyne nı da sevdim
Yine de Pollensa Koyu'ndaki Sorun - Parker Pyne
İkinci Gonk - Hercule Poirot
Sarı iris - Hercule Poirot adlı öyküleri sevdim .
Agahta okumaya başlamak için bu kitabı seçmeyin
Kitabı çok beğenmedim. İçinde farklı farklı hikayelerden olusuyor. Ben her kitap okudugumda kendimi kitabın içinde hissederdim ama bu defa boyle hissetmedim. Farklı farklı isimler olunca her hikayede benlik bir sorun ama pek aklımda tutamadım isimleri bu kimdi su kimdi diye geçirip durdum aklımdan
Aghata Christie'nin bu kitabında birden fazla hikâyeleri bulunuyor. Okurken gerçekten keyif aldım. Ayrıca sevdiğim hikayelerden bahsedersem; Parker Pyne'in müstakbel gelin-kaynana çatışmasını bitirdiği Pollensa Koyu, Poirot'yu arayarak tehlikenin yaklaşmakta olduğunu haber veren ve büyük bir faciadan dönülen Sarı İris, İşlenen bir suçu üstlenip birbirlerine fedakarlık yapan aşıkların hikayesi Aşk Dedektifleri, Joyce'ın köpeğini ne kadar çok sevdiğini, onun için her şeyi yapabileceğini anlatan Köpeğin Ardından ve sevgilisi Vincent ile kaçan ama kocası Richard'ın iflasını öğrenince ona hemen geri dönen, onun için eski sevgisine bile gidip gerekli belgeleri almak için bedel ödeyen ama eşinin hayırsız ve arkasından iş çeviren biri çıktığını öğrendiğinde onu terk eden Thedora'yı anlatan Manolyalar Açarken hikayelerini çok beğendim. Bu yüzden kitaba puanım 8/10
Cinayet RandevusuAgatha Christie · Altın Kitaplar Yayınevi · 2017742 okunma
Agatha Christie'nin kısa hikayelerinin yer aldığı kitaplarından biri. Poirot yalnızca bir kısa hikayede görünüyor. Şu ana kadar 20'ye yakın Poirot kitabını okudum. Bana göre aralarında en zayıf Agatha Christie kitabı diyebilirim.
Konusu: Tanıtım bülteninden;
Her dedektifin, ister kadın olsun ister erkek, kendine özgü bir araştırma yöntemi vardır. Parker Pyne, Pollensa Koyu’ndaki Sorun adlı öyküde sorunu çözerken insan doğasına ilişkin sezgilerine güvenir... Harlequin Çay Takımı’nda Bay Satterthwaite, ilhamı gizemli Bay Quin ile işbirliğinde arar... Sarı İris adlı öyküde ise Hercule Poirot esrarengiz birinden gelen telefonla öğrendiği bir cinayet teşebbüsünde yeni baştan test edilir.
İnceleme: Kitapta sekiz farklı öykü bulunuyor. Bu da okurken soluklanmanızı sağlıyor. Artık Agatha hayranıyım diyebiliriz. Okuduğum her kitabında beni daha da şaşırtıyor. Bu kitap biraz olumsuz yorumlar almış sanırım nedeni alışık olduğumuz Poirot olmaması. Ben okurken keyif aldım, yoğun günlerimde beni dinlendirdi. Kitabı herkese tavsiye ediyorum ve keyifli okumalar diliyorum.
Cinayet RandevusuAgatha Christie · Altın Kitaplar Yayınevi · 2017742 okunma
Kitabı tek bir hikâye anlatılıyor diye aldım fakat elime ulaştığında içinde sekiz farklı olayın olduğunu gördüm. Okuduktan sonra tanıtım bülteninde yazan şu cümleye hak verdim; "Her dedektifin, ister kadın olsun ister erkek, kendine özgü bir araştırma yöntemi vardır."
Cinayet RandevusuAgatha Christie · Altın Kitaplar Yayınevi · 2017742 okunma
Açıkçası kitap 8 hikayeden oluştuğu için biraz kafam karıştı. İsimleri hafıza da tutmak benim için biraz zordu. Onun dışında kitabın içindeki hikayeleri çok sevdiğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Son iki hikaye dışında diğer hikâyelerde ki gizemlere bayıldım. En sevdiğim hikaye "Sarı İris" oldu. Rahatlıkla okuyabilirsiniz. İyi okumalar.
Okuduğum ilk Agatha Christie kitabıydı ve sanırım yanlış kitaptan başladım yazarı tanımak için. 8 kısa hikaye var ve ben hiçbirini anlamadım desem yeridir. Adının ‘Cinayet Randevusu’ olduğuna bakmayın, Polisiye, korku, gerilim en azından bunlardan bir tanesini bekledim ama hiçbiri yoktu. Üzgünüm sevmedim. Sadece yarım kitap bırakmayı sevmediğim için okudum ve Allahtan inceydi kitap.
Cinayet RandevusuAgatha Christie · Altın Kitaplar Yayınevi · 2017742 okunma
Agatha Christie dünyanın en tanınmış polisiye romanları yazarıdır. Eserleri 45 dile çevrilmiş olan yazarın kitap satışları milyarları bulmuştur. Kutsal kitaplar (Kuran ve İncil) ile Shakespeare'dan sonra en çok satan yazardır.
Agatha Miller, İngiltere'nin Torquay şehrinde 15 Eylül 1890'da doğmuştur. 1914 yılında Kraliyet Hava Kuvvetleri'nden Archibald Christie ile evlenmiştir. 1928 yılında boşanan çiftin Rosalind adında bir kızları vardır.
Yarım yüzyıla aşkın süren yazarlık hayatında, 79 roman ve kısa hikâyelerden oluşan kitap yazmıştır. Ayrıca 25 Kasım 1952'de Londra'da perdelerini açan ve bugüne kadarki en uzun süreyle oynanan tiyatro eseri olan Fare Kapanı'nın da yer aldığı bir düzineden fazla oyuna imza atmıştır.
Christie'nin 1920'de yayınlanan ilk kitabı "The Mysterious Affair Style (Ölüm Sessiz Geldi)", aynı zamanda meşhur kahramanı Belçikalı Dedektif Hercule Poirot'nun da yer aldığı ilk eseridir. Yazın dünyasının bilinen en ünlü karakterlerinden biri olan Hercule Poirot'yu yaratan Christie, bu kahramanını 33 romanı ve birçok kısa hikâyesinde kullanmıştır. Bir diğer kahramanı ise kadın karakter Miss Jane Marple'dır. Miss Marple'ı 1930 yılında yazdığı "The Murder at the Vicarage (Ölüm Çığlığı)" adlı romanıyla okurlarına tanıtmıştır. Her iki kahramanın da serüvenleri televizyon dizisi veya film olmuştur. 1974'de Doğu Ekspresinde Cinayet, 1957'de "Witness for the Prosecution (Beklenmeyen ?ahit)", 1978'de Nil'de Ölüm en başarılı olan filmlerindendir. Agatha Christie ayrıca Mary Westmacott takma adıyla altı adet duygusal roman da yazmıştır. Aynı zamanda ikinci eşi Sir Max Mallowanile katıldığı arkeolojik kazılarla ilgili kitaplar da yazmıştır.
1971 yılında İngiltere'nin en yüksek onur unvanı olan "Britanya İmparatorluğu Kadın Komutanı" nişanını almıştır. Agatha Christie 12 Ocak 1976'da ölmüştür.