Bir yıldıza şöyle bir bakmak, gözucuyla, ışığı retinanın kenarlarına (kenarları, hafif ışıklara karşı, ortasından daha duyarlıdır) değe- cek şekilde bakmak, o yıldızı daha berrak görmek de- mektir, parlaklığını iyice hissetmek demektir; bakışla- rımızı tümüyle onun üzerine çevirdiğimiz zaman ışığı donuklaşır. Aslında bu durumda göze daha fazla ışık gelir, ama ilkinde çok daha incelikli bir kavrayış çıkar ortaya. Gereksiz derinlik, düşünceyi bulandırır, zayıf- latır; gözlerimizi ayırmadan bakarsak, Çobanyıldızı bile gökyüzünden silinip görünmez olur.
“Müziğin ya da düşün hafif bir soluğu, ne olursa olsun, yeter ki öyle ya da böyle bir şey hissetmemizi sağlasın, ne olursa olsun, yeter ki düşünmekten bizi alıkoysun.”