Korktuğunuz hiçbir zaman başka birisi değildi. Sizi her zaman korkutan tek şey, bu kişi hakkındaki kendi düşünceleriniz. Hissettiğiniz korku, onun sizin hakkınızda düşündüğünü düşündüğünüz şeyde. İnanılmaz değil mi? Kendi düşüncelerinizden korkuyordunuz! Ve bunu görmek bunu sonlandırır.
Eğer karşıtı soluk verme olmasaydı, soluk alma değersiz olurdu; parlamak güneş için nasıl doğalsa gerçekte olduğunuz kişi için de geride bırakmanın aynı derecede doğal, yaşamın nefes alışına katılmayı öğrenmek olduğunu düşünün...
Çünkü bilirsiniz; bir şeyin alışkanlığı müptelalığı iyi değildir. Hele ki insanları siz böyle bir şeye müptela kıldıysanız; artık o sizin “asıl” vazifeniz oluvermiştir. Artık onu yapmazsanız, o hareket, o eylemi, davranışı yerine getirmezseniz, suç işlemişsinizdir. Suçun gerekçesi ise basit: BU ZAMANA KADAR HEP YAPIYORDUNUZ!
Sayfa 9 - İnsan ve Hayat dergisi eki Genç Hayat·Kitabı okudu