Vakit daha erkendi. Onlar gelmeden evvel tek başına kahvede olmayı istemiyordu. O kadar çok insan tanıyordu ki... On beş gündür, ilk defa kendi arkadaşlarıyla buluşacaktı, başkalarının aralarına katılmasından korkuyordu. “Ben müdafaasız adamım!"
Birdenbire söylediği söze kendisi de şaşırdı. Hakikaten müdafaasız adamdı. Ona insanlar kendilerini ve arzularını zorla kabul ettirirlerdi. Sade bu kadar mı ya? Düşüncesi hep Nuran'ın etrafında dolaşıyordu. Fakat korktuğu kadar hırpalanmış değildi. Talihin ihanetine uğramaya alışanların sükûneti içinde yorgun ve dalgın yürüdü. Yaz günleri, rüzgârıyla o kadar hoşa giden Yeni Camii'nin kemeri altında bir daha, "Müdafaasız adamım..." diye tekrarladı. "Her şeyimi alabilirler..."
Mümtaz,
- İşte ben bunu imkânsız görüyorum, dedi. Çünkü dediğiniz gibi dizi koptu bir kere. Bugün Türkiye'de nesillerin beraberce okuduğu beş kitap bulamayız. Dar muhitlerin dışında, eskilerden zevk alan gittikçe azalıyor. Biz galiba son halkayız. Yarın bir Nedim, bir Nef'î, hatta bize o kadar çekici gelen eski musiki ebediyen yabancısı olacağımız şeyler arasına girecek.
- Güçlük var. Fakat imkânsız değil. Biz şimdi bir aksülamel devrinde yaşıyoruz. Kendimizi sevmiyoruz. Kafamız bir yığın mukayeselerle dolu; Dede'yi Wagner olmadığı için, Yunus'u Verlaine, Baki'yi Goethe ve Gide yapamadığımız için beğenmiyoruz. Uçsuz bucaksız Asya'nın o kadar zenginliği içinde, dünyanın en iyi giyinmiş millet olduğumuz halde çırılçıplak yaşıyoruz coğrafya Kültür her şey bizden bir yeni terkip bekliyor biz misyonlarımızın farkında değiliz başkan ve netlerin tecrübesini yaşamaya çalışıyoruz şu tefsir yok mu bu eserin özel durmak ve Onu sende yaşayan insan tecrübesine emanet etmek bir ona başlasak işte onu yapamıyoruz demin sevmek dedim fakat sevmek de kafi değil daha otete geçmek lazım fikri ve duyguyu canlı bir şey gibi yaşamayı bilmiyoruz halbuki halkımız Bunu istiyor.
Insanda hayatı maddi bir tarafıdır. pegu'yu okumadın mı? O ne cümledir? ateş gibi, fakirlik insanı güzelleştirir ve asirlleştirir fakat sefalet hoyratlaştırır, Ruhen Sefil eder. insan da İnsanı Öldürür insanlık şerefi ancak muayyen bir refah içinde mümkündür.