Zeynep Nur Sevimli

Zeynep Nur Sevimli
Bir hayatta bin hayatı deneyimlemek için
Puan vermedi·78 syf.··
2020 30. kitabı
1946 Nobel ödüllü yazar Hermann Hesse’nin kısa kitaplarından. Hesse’nin okuduğum ilk kitabı. Kitap kendi Doğu’sunu arayan H. H. zaman, mekan olmadan yaptığı mistik yolculuğu anlatıyor. Kitap üzerine zihnimde birçok düşünce olsa da uzun uzun anlatmayacağım zaten kısa bir kitap kendi Doğu’nuzu bulmanız dileğiyle.Kitabın yorumlarında Siddhartha atıflarda bulunulduğunu gördüm. Bu kitaptan önce Siddhartha’yı okumak kitabı anlamalandırmada yardımcı olabilir. Alıntılar: Pişmanlık tek başına işe yaramaz, af pişmanlıkla satın alınamaz, hiçbir şeyle satın alınmaz. ... çünkü bizim tek hedefimiz Doğu’ya varmak değildi, daha doğrusu “bizim Doğu”umuz salt bir ülke ya da coğrafi bir şey değil, ruhun yurdu ve gençliğiydi, hem her yerdi hem de hiçbir yer, tüm zamanların yekvücut olmasıydı. İnsanın yaşantı açlığından sonraki en büyük açlığı unutma açlığıdır. Yaz gecesinin nemli sıcağında yorgunluktan, üzüntüden ve yalnızlıktan üşüyordum.
Doğu YolculuğuHermann Hesse · Can Yayınları · 20193,381 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Beden Asla Yalan Söylemez
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2020 27. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2020 17:46
Kitabı alırken somatizasyonla ilgili bir okuma yapmak amacıyla almıştım. Ama kitap çok daha geniş ve farklı bir bakış açısı kazandırdı bana. Görmezden gelmeye, bastırmaya , hissetmemeye çalışsak da yaşadığımız duyguların orada olduğunu ve onları reddetmeye devam ettikçe gitmeyeceğini anlatıyor. Bu bastırmaların birçok rahatsızlığın ve hatta ölümün müsebbibi olduğunu söylüyor. Dostoyevski, Kafka, Marcel Proust ve diğerlerinin iyi yazarlar olmalarınında, bağımlılıklarınında, mutsuzluklarınında, ölümlerininde altında yatan sebebin duygularını reddedişleri olduğunu söylüyor. Kitap anne babanızın size ne yapmış olurlarsa olsunlar onlara hürmet etmemizi söyleyen dini emirlerin kusurlu olduğu yönünde eleştiriyor. Affedici kültürün sandığımız kadar sağlıklı ve gerçekçi olmadığını söylüyor. Bazı terapi yöntemlerinin geleneksel ahlaka kurban gitmesinden terapilerin sonucunun başarısız olduğunu söylüyor. Terapi ilkelerini eleştiriyor. Sizi istismar eden ebeveyninizi illa affetmeniz gerekmediğini, istismar eden ebeveyne ve kişilere karşı duyduğunuz şeyin sevgi olmadığını, bunun bağlılık olduğundan bahsediyor. Geçmişte ebeveynlerle kurulan ilişkilerin farklı bağlamlarda farklı kişilerle ama aynı şekilde kurulduğundan söz ediyor. Ebeveynlerden alınamamış sevgiyi biz farkında olmasak da vücudun fark ettiğinden ve ne kadar büyümüş olursak olalım o sevgiyi almak için bilinçli bilinçsiz hareket edildiğinden söz ediyor. Anoreksiya nevroza bozukluğunun ve birçok diğer yeme bozukluklarının altında psikolojik nedenlerin yattığı kabul ediliyor. Kitap anoreksiya hastalarının durumunu, sevgi besinini alamadıkça diğer besinlerin bir önemi olmadığını, tedavilerinin gerçek kabul ve sevgi olduğunu
Beden Asla Yalan SöylemezAlice Miller · Okuyan Us Yayınları · 20194,210 okunma
Veronika Ölmek İstiyor
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2020 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2020 17:48
Kitapyurdunda gördüğüm kadarıyla çok satanlar listesindeydi. Çoğunluğun okuduğunu düşünüyorum. Ben gibi beklettiyseniz okumanızı öneriyorum. Kitap 1998 yılında yazılmış olmasından psikiyatri hastanelerinin (akıl hastanelerinin) şu an ki durumundan farklı olarak bahsediliyor. Benim daha çok dikkatimi çeken konuysa o zamanlarda insanların birbirlerini gerçekten deli olarak nitelendirmesinin kolaylığı ve bu kadar sert bir şekilde ötekileştirilmesi. Kitap Veronika’nın ve diğerlerinin hayatlarının anlamını arayışlarından bahsediyor. Nerede, nasıl olursa olsun insanların kendilerinden ufacık farklı düşünen biri olduğunda onu yok saymalarını anlatıyor. Bazen Mozartları, Bachları, Vivaldileri; bazen Van Gogh ları topluca nasıl öldürdüğümüzden söz ediyor. Sorgulamayışımızdan, sevgi sandığımız şeyler için kendimizden vazgeçişimizden, bir kez yaşayacağımız bu hayatı gerçekten yaşamadığımızdan söz ediyor. Kitap boyunca Veronika’nın ölmeyeceğini düşündüm. Yaşam arzusunun, her şeye duyduğu sevginin onu iyileştireceğini düşündüm. Biraz pollyana gibi düşünmekten zarar gelmez.
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,6bin okunma
Sultan Murat
Puan vermedi·150 syf.··
2020 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2020 21:21
Cengiz Aytmatov’un pek fazla bilinmeyen kitabı. Savaş sebebiyle Sultan Murat’ın kendi, ailesi, sevdiği ve ülkesi için uğraşlarını okuyoruz. Savaşın gerisindekileri evde kalanları okuyoruz. Buğday, ülke ve aşk için verilen mücadele. Sultan Murat’ta zor koşullarda gerçek olmadığını bilmene rağmen inanmak isteyip tutunduğun umutları görüyoruz. Sultan Murat birkaç sıra ötede orada oturan Mırzagül’e göz ucuyla baktı. “Asıl seni götürmeli o kahkaha sarayına” diye geçirdi aklından. “Bak nasıl değiştirdin o zaman. O aynalara baktığın zaman hiç de öğrenemezdin güzelliğinle. Bütün fiyakan bozulurdu!” Ama hemen ardından böyle düşündüğü için kendinden utandı. Ne istiyordu bu kızdan? Ne kötülük yapmıştı ona? Doğru sınıfın en güzel kızıydi o. Ama suçum muydu güzel olmak? Oda öbürleri gibi bir kız işte. O da ara sıra yaman not alırdı. Burada bence Sultan Murat’ın çok güzel olduğunu düşündüğü ve bu güzelliğinin farkında olduğu için ulaşılmaz olarak algıladığı Mırzagül’e öfkesini görüyoruz. Kendi güzelliğine olan inancının dağılmasını istiyor. Böylece zihnine yerleştirdiği o yüksek konumdan kendi seviyesine inmesini ve belki bir gün onu sevmesini istiyor. Sonra o ulaşılmazlık algısını kırmak için “o da öbürleri gibi bir kız işte” diyor. İnsanlar, erişemeyeceğine inandığı ya da kendisinin sahip olamayacağına inandığı güzelliği kirletmek istiyor. Elle olmassa dille, dille olmassa zihinleriyle kirletmek istiyorlar. Sahip olunamayana karşı öfke. Haksızlığa uğramışlık hissi belki. Kirletmede isteğide kendini rahatlatmak için. O ben olabilirdim ya da ona sahip olan ben olabilirdim. O benim değilse dağılsın güzelliği, mutluluğu düşüncesi; haset.
SultanmuratCengiz Aytmatov · Ötüken Kitapları · 20176,5bin okunma
İnsanın Anlam Arayışı
Puan vermedi·170 syf.··
Beğendi
·
2020 21. kitabı
Covid-19’la beraber uzun süredir duran bu kitabı okumaya karar verdim. Varoluşsal terapi yani Logoterapi’nin kuruluşunu hazırlayan koşullar, düşünceler başlangıç düzeyinde anlatılıyor. Zorlamayacak bir dille yazılmış, kesinlikle okunması, üzerine düşünülmesi gereken bir kitap. Bir kitapla dünyanın, varoluşumun anlamını çözdüm, kendimi keşfettim, diye bir şey çok da olası değil. Ama bu çözüme giden bir adım olabilir. Anormal bir duruma gösterilen anormal bir tepki normal bir davranıştır. Zengin bir entellektüel yaşama alışmış olan duyarlı insanlar daha çok acı çekmiş olabilirler (bu insanlar çoğunlukla hassas bir yapıya sahipti),ancak iç özlerinin (benliklerinin) maruz kaldığı hasar daha az olmuştur. Bu insanlar, çevrelerindeki dehşet verici dünyadan kopup, içsel zenginlikten ve tinsel özgürlükten oluşan bir dünyaya çekilebilmişlerdir. Alıntılar: Sevgi, sevilen insanın fiziksel varlığının çok çok ötesine geçer. Sevgi en derin anlamını, kişinin tinsel varlığında, iç benliğinde bulur. Sevilen kişinin gerçekte orada olup olmaması, yaşayıp yaşamaması, bir anlamda önemli olmaktan çıkar.
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,4bin okunma