Halit Hüseyni’nin “Uçurtma Avcısı” romanı, Afganistan’ın yaşadığı yıkımı, savaşın, gericiliğin ve liderlik eksikliğinin bir toplumu nasıl paramparça ettiğini anlatıyor. Kitabı okurken, aklıma sık sık Mustafa Kemal Atatürk geldi. Çünkü Atatürk olmasaydı, bugün Türkiye de aynı kaderi paylaşabilir, Afganistan gibi iç savaşlar, baskılar ve cehaletle dolu bir ülke hâline gelebilirdi.
Roman, bir milletin geleceğini belirleyen en önemli unsurun “aydın bir lider ve bilinçli bir toplum” olduğunu gösteriyor. Atatürk, Türkiye’yi tam da bu karanlıktan kurtaran, toplumu bilime, özgürlüğe ve eşitliğe yönlendiren bir önderdi. “Uçurtma Avcısı”nda Afgan halkının yaşadığı acılar, aslında Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin değerlerinin ne kadar kıymetli olduğunu bize hatırlatıyor.
Bu yüzden ben bu kitabı sadece Afganistan’ın hikâyesi olarak değil, Atatürk’ün bize kazandırdıklarının farkına varmamızı sağlayan bir uyarı hikayesi olarak da görüyorum. Kitap, “Eğer biz Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkmazsak, bir gün biz de uçurtmalarımızı kaybedebiliriz” diyor adeta.