Zeynep Eroğlu

Zeynep Eroğlu
@ZynpErgl
'Tahinli Çörek Kokusu' isimli kitabın yazarı...

Zeynep Eroğlu

, bir kitap okudu
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
639 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2026 09:37
·
2026 3. kitabı
Cengiz Aytmatov
8.9/10 · 55,9bin okunma
Reklam
10/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 13:48
Martin Eden benim için önce sıradan ama mutlu bir gençti. Sonra hırslı, inatçı, pes etmeyen bir adam oldu. Burası benim için çok heyecanlı ve sürükleyiciydi. Ve en sonunda hayaline ulaştığında, insanın başarıyla birlikte düşebileceği o büyük boşluğu gösterdi bana. Bu kitapla birlikte şunu fark ettim: Hayat bir hayal uğruna sürdürülüyorsa, o hayal gerçekleştiğinde anlam da tükenebiliyor. Okuyana kadar zihnimde şu düşünce vardı: “Yalan dünya tutkusu… Ulaşmak için mücadele et, ulaştığında tadı kaçsın, sonra yeni bir istek.” İnsan sanki hiç bitmeyen arzuların peşinde yorulmaya mahkûm. Ama bu kitap bana başka bir şey öğretti. İnsanın bitmeyen hayalleri ve istekleri aslında bir yük değilmiş. Belki de insanı hayatta tutan şey tam olarak onlarmış. Kesinlikle okunması gereken müthiş bir kitaptı..
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma

Zeynep Eroğlu

, bir kitap okudu
10/10
·517 syf.··
Beğendi
·
35 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 13:48
·
2026 2. kitabı
Jack London
8.9/10 · 134,7bin okunma
Yaş aldıkça güzelleşiyorum… On sekiz yaşıma kadar büyümek istedim; bir an önce reşit olmayı, hayata karışmayı. Yirmi beşimde zamanın hızlandığını fark ettim. Otuzdan sonra büyümek istemedim. Otuz beşte “yolun yarısı” dedim, yaşlanma korkusu çöktü içime. Otuz sekizden sonra anladım: yaş almak, eksilmek değilmiş. Aksine, insan kendine yaklaşırmış. Otuz yaşıma kadar yazı sevdim. Güneşi, denizi, kalabalıkları… Güneşli günlerde kafelerde oturmayı, tatillerde denizde güneşlenmeyi, geceleri yüksek sesli müzikleri. Bir gece Ankara’dan otobüse binip sabah İzmir’e vardım; gün boyu yürüdüm, gezdim, dans ettim. Aynı gece yine yola çıkıp sabah eve döndüm. Yorgunluğumu bile sevdim. Otuz sekizden sonra mevsimler çoğaldı. Kışı, baharı sevdim. Yağmuru, karı… Evimde oturup bir bardak çayla pencereden yağan karı izlemeyi, şimşekleri ve gök gürültüsünü seyretmeyi. Yağmurda araba farlarının kırılan ışıklarını, bulutlanırken güneşin gökyüzüne bıraktığı izleri sevdim. Artık kafelere ihtiyacım yoktu. Evimde kahvemi alıp, yıllarca ertelediğim şövalemin başına geçtim. Gördüğüm bulutları büyük tuvallere taşımayı sevdim. Tatil dediğim şey değişti; güneşlenmekten çok gölgede kitap okumak oldu. Otuz sekizden sonra okuduğum kitaplar da değişti.
Ruth yoksulluğun sefil yüzüne ilk kez kendi gözleriyle bakıyordu. Açlık çeken aşıklar ona her zaman romantik gelmişti, ama o Aşıkların nasıl yaşadığına dair en ufak bir fikri yoktu.
Sayfa 258 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okudu