zeynep

Shakespeare’ın Kız Kardeşi Olsaydı 3
Babasına nasıl karşı gelebilirdi? Nasıl kalbini kırabilirdi? Fakat Judith’in kendi yeteneğinin gücü onu başka bir şey yapmaya yönlendirmişti. Eşyalarını küçük bir kutuya koydu, bir yaz gecesi iple pencereden indi ve Londra’ya doğru yola çıktı. Henüz on yedisinde bile değildi.
Sayfa 69·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Shakespeare’ın Kız Kardeşi Olsaydı 2
... gerçekten de büyük ihtimalle Judith babasının göz bebeğiydi. Belki elma ambarında gizlice birkaç satır karalardı ama onları saklamaya ya da yakmaya dikkat ederdi. Ancak kısa süre sonra, ergenliği bitmeden, civardaki bir yün tacirinin oğluyla nişanlandı. Evlilikten nefret ettiğini söyleyerek ağladığı için babası tarafından ciddi biçimde dövüldü.
Sayfa 69·Kitabı okudu
Shakespeare’in Kız Kardeşi Olsaydı
Bu arada, var sayalım ki aşırı derecede yetenekli kız kardeşi evde kaldı. O da en az Shakespeare kadar maceracı, yaratıcı ve dünyayı görmeye istekliydi. Fakat onu okula göndermemişlerdi. Horace ve Virgil okumak bir yana, dilbilgisi ve mantık bile öğrenme şansı olmamıştı. Ara sıra eline belki erkek kardeşininkilerden bir kitap alırdı ve birkaç sayfa okurdu. Fakat sonra ebeveynleri içeri girer ve çorapları yapmamasını ya da yahniye bakmasını ya da kitaplarla ve kâğıtlarla uğraşmamasını söylerlerdi.
Sayfa 68·Kitabı okudu
On altıncı yüzyılda büyük bir yetenekle doğan herhangi bir kadın mutlaka delirmiş, kendini vurmuş ya da hayatını kasabanın dışındaki bir kulübede, korkulan ve dalga geçilen bir yarı cadı, yarı büyücü olarak sona erdirmiştir.
Sayfa 71·Kitabı okudu
On dokuzuncu yüzyıl kadar geç bir dönemde bile kadınlara anonimliği dayatan, namus algısının kalıntılarıydı. Yazılarının da gösterdiği gibi hepsi içsel bir kavganın kurbanları olan Currer Bell, George Eliot, George Sand, erkek ismi kullanarak başarısız bir biçimde kendilerini gizlemeye çalışmıştı. Böylece diğer cinsiyet tarafından yerleştirilmese bile en azından açıkça desteklenen (kendisi hakkında çok konuşulan bir adam olan Pericles, kadının esas zaferinin haklarında konuşulmaması olduğunu söylemişti), kadınların ünlenmesinin nefret edilecek bir şey olduğunu savunan geleneğe biat ettiler.
Sayfa 72·Kitabı okudu