Dış kapıda, yanmış tütün kokusunun içinde durduk, bir çöp kutusunu masa olarak kullandım. Önce savunmayla ilgilendim.Adam kirk üç yaşında, agiri kilolu ve duldu. Ben konuşurken başıno sürekli yukari asagi sallıyordu, gevsek alt dudağının bıraktığı aralıktan tütün lekeli disleri gözüküyordu, gömlegi sağlıksız tatı teriyle simdiden sırılsıklam dı. "Korku teri" derdik biz buna.Hep görürdüm. Çogu insan için ceza mahkemesi yabanci bir yerdir, gerçek gibi gelmez. Sonra birden gerçek oluverir, suçlularla, silahli mübasirlerle ve hepsinin üzerinde oturan suratsiz bir yargiçla dolu salondan isminin okundugunu duyarsın. Öglen olmadan koridor dolar, mahkeme salonu daha beter olurdu. O gün listede 540 dava vardi, bir tamahkarlık, öfke, kiskançlık ve şehvet evreni. Bir duygu seçin, onu ihtiva eden bir suç bulursunuz.Hepsi sonsuz bir deniz gibi etrafımızda deviniyor, avukatlarini, şahitlerini veya sevgililerini arıyorlardı. Kimisi de sadece davasını beklerken tüttürmek için bir tel sigara arıyordu. Çoğu bu sistemden o kadar çok geçmisti ki alışmışlardı. Alışık olmayanlar ise işte böyle terliyordu.