John Hart

John Hart

Yazar
8.2/10
179 Kişi
·
496
Okunma
·
23
Beğeni
·
2.897
Gösterim
Adı:
John Hart
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Durham, Kuzey Karolina, Amerika Birleşik Devletleri, 1965
John Hart, Amerikalı gerilim romanı yazarıdır. Kitaplarında ki olaylar doğduğu yer olan North Carolina'da geçmektedir.
Kaynar suya bir kurbağa atarsanız dışarı sıçrarmış.
Ama aynı kurbağayı soğuk suya koyar ve suyu yavaşça ısıtırsanız ,
kurbağa kanı kaynayana kadar suyun içinde kımıldamadan otururmuş .
Canlı canlı haşlanırmış .
Belki benim başıma gelen de buydu.
John Hart
Sayfa 359
Dünya zalim bir yerdi ve çocuklar aslında düşündüklerinden daha güçlü olabilirlerdi.
İnsanın hayatta tek sahip olduğu şey ailesidir. İnsan eğer şanslıysa, evlenerek sahip olduğu aile de buna dahildir.
John Hart
Sayfa 114 - Koridor Yayıncılık
416 syf.
·Beğendi·10/10
Okuduğum en güzel polisiye romanlardan biri. Konusuna gelince; Avukat olan roman kahramanının babası bir süre önce kaybolur, her şey babasının cesedinin bulunması ile başlar. Son derece sürükleyici, bir solukta okunan çok güzel bir kitap.
525 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Spoiler var...

Bir yetimhane olan Demir Ev'de büyümeye çalışan iki çocuk; Michael ve Julian.

Kendilerinden büyük çocuklardan şiddet görerek ve acımasızca taciz edilen iki kardeşten biri olan Michael on yaşında olmasına rağmen, küçük kardeşi Julian'a kol kanat germeye çalışmaktadır. Julian'ın uğradığı şiddet ve tacize yetimhane müdürü Bay Flint ise sessiz kalmaktadır. Michael ise kardeşine sürekli güçlü olmasını öğütlemektedir. Bir kış günü yetimhaneye gelen senatörün eşi olan Bayan Abigail bu iki çocuğu yüklü bir bağış karşılığında evlat edinmek ister. Bayan Abigail geç kalmıştır Çünkü Michael kardeşini korumak adına yetimhaneden kaçmıştır...

Michael ardan geçen yirmi beş yıl sonra hayatını ve Elana ile yaşadığı ilişkisini bir yalan üzerine kurmuş ve geçmişini nasıl terk etmesi gerektiğinin hesaplarını yapmaktadır. O sokaklarda büyüyen, acımasız bir adam olmuştur...

Elana ile yüzleşmesi ise beklediğinden daha karmaşık haline gelmiştir. Yirmi beş yıldır görmediği kardeşi Julian ve uğruna ölecek kadar sevdiği kadın arasında hayatının tercihini yapmak zorunda kalmıştır...

Julian'ın yaşadığı eve gittiğinde ise Bayan Abigail onu sevgi ile karşılamış ama Julian ise tam bir çöküş yaşamakta olduğunun farkında olmadan Michael'ı görünce küçük, korkak ve ürkek haline geri dönmüştür. Senatörün arazisinde bulunan gölün içinden cesetler çıkmaya başlayınca tüm aile dağılmanın eşiğine gelmiştir. Senatörün sakladığı sırlar, Abigail'in sakin ve sevgi dolu yüreğine rağmen, Michael, Julian'ın da kendi sırları gibi sır dolu bir hayatı olduğunu anlamakta zorlanmamış ve geçmişte yarım kalan ve onların üzerinde hala etkisi olan Demir Ev'i ve orada kalan çocukların akıbetini öğrenmek üzere yol çıkmıştır. Bu yolculuk esnasında hayatı pahasına korumaya kendine söz verdiği kadın onun hiçte onaylamadığı bir karar almıştır...

Michael bu zor dönemde tüm geçmişini, aile sırlarını ve yetimhaneye nasıl geldiklerini öğrenince içinde taşıdığı vicdanı onu nasıl bir dönüm noktasına getireceğinden habersiz bir şekilde yola çıkmıştır. Kendisini sokaklardan alıp büyüten adamın ölümü sonucu; aldığı tehditler ailem dediği Julian ve Elana'nın üzerine karanlık gölgeleri indirmeyi başaracak mıydı?

Gerilim ve kovalamaca dolu bir eser. Çocukların küçücük dünyalarında şiddetin ne kadar tahrip edici olduğunu ve psikolojilerinin nasıl yara aldığını John Hart bu kitabı ile tekrar gözler önüne sermiş...
544 syf.
·8/10
asla unutamayacağım bir kitap. kendi çıkarları uğruna , gözlerinin önünde bir ailenin yok olmasını seyredebilen ruhsuz iki insan müsveddesinin sebep olduğu bir dram. kesinlikle okunmalı.
525 syf.
- Spoiler olabilir -

Yetimhanede büyüyen iki kardeş, Julian ve Michael. Küçük elleriyle birbirlerini korumaya çalışırken tüm dünyaya karşı, ayrı düşer ve kendi hikayelerinde ayakta kalmaya çalışırlar.

Hikayeden çok ümitli olmama rağmen kitabın başlarında son derece sıkıldığımı söylemeden geçemeyeceğim. Romantik bir hikayeyle başlıyor kitap, sonrasında ise mafya iç hesaplaşmasının tam ortasına düşüyor, yeşilçam filmlerinden hallice bir durumla karşı karşıya kalıyoruz. Sevdiği kadın için mafyadan ayrılmaya çalışan ancak başaramayıp herkesi karşısına alarak başından bela eksik olmayan adamın hikayesi. Peki ama nerede bu gerilim hissi demeden edemiyoruz değil mi? Tabi beklenti farklı olunca hikayeyi de merak edemiyor insan.

Kitabın başları bu şekilde. Bakmayın böyle şeyler söylediğime, aslında ilk 100 sayfayı falan geçtikten sonra hikaye vasattan "eh işte"lere, ilerledikçe "aslında baya iyiymiş"lere kadar yükseliyor. Kitabı bütün olarak düşündüğümde "çok iyi" diyemiyorum ancak iyi bir hikayesi var ve okunabilir. Keşke yazar, Michael'in hikayesini biraz farklı yazsaymış demedim değil. Sanki sonunu bağlamak için yazarın aklına bir tek bu çare gelmiş, "aman burası da böyle oluversin" demiş gibi. Michael'in hikayesini değiştirsek gayet güzel bir kitap olacak, ama olmamış işte.

Gerilim türünde sevdiğim şeylerden biri karakterlerin sıradan insanlar olması, hatalar yapması, kötü olmasalar bile bazen kötü şeyler yapabilmesi iken yazar mükemmel bir karakter çizmiş; Michael. Bu benim için (bu türe özgü olarak) rahatsız edici bir durum. Bu nedenle kitaba karşı bu açıdan çok hoş duygular besleyemiyorum.

Kitabın sonlarında her şey açığa çıktığında ise şunu düşündüm; insan ailesinde sevgi görmeyince hep bir şeyler eksik kalıyor hayatında, tamamlanmıyor. O sevgisizlik hali hep devam ediyor.

Keyifli okumalar dilerim herkese..
408 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Kitabın kurgusunu çok beğendim.Bazen polisiye okurken daha ortalara yeni geldiğinizde kitap çözülür ya hani işte bu kitap onlardan biri değil. Gizemini son sayfalara kadar koruyabiliyor ve zevkle okunabiliyor kitap böylece..
525 syf.
·Beğendi·8/10
Nefis bir gerilimdi itiraf etmeliyim ki layıkıyla sicim gibi gerildim. :) Yazarın bir müdavimi olarak bu romanı şiddetsiz bir şekilde tavsiye etmekteyim. :)
525 syf.
Böyle samimi ve yumuşak bir yorumlama gücüne sahip çok az yazar var.. Kesinlikle başka kitaplarında okuyacağım..
408 syf.
·Beğendi·10/10
Kitaplığımda uzun süredir okumayı bekleyen bir kitaptı Kızıl Nehir. Yeni kitapları aldıkça bu kitap geride kaldı ve keşke daha önce fırsatım olsaydı da ertelemeseydim dediğim mükemmel bir kitaptı.
Kitap ayakları yere sağlam basan harika bir kurguya sahip. İnsanı hiç yormayan akıcı bir dille yazılmış gerilim ve gizem dolu harika bir polisiye. Kesinlikle okuyun, ben severek okudum. .
544 syf.
·Beğendi·9/10
Nefis bir kitaptı ne yapıp edin bulup buluşturun okuyun John Hart yine muhteşem ötesi bir iş çıkarmış ortaya,gerek konusu gerek sonucuyla baskısının tükenmemiş olmasını dilediğim ender romanlardan biri dahaydı konusu psikolojik sonu dramatik yine tadı damağımda kalan bir John Hart klasiği özetle.
525 syf.
·33 günde·8/10
İşte kardeş sevgisi , kardeş bağı insana neler yaptırıyor degil mi? John Hart mükemmel bir yazar. Dili , kitabın akışı , kurgusu , hayal gücü.... Kesinlikle diğer kitaplarınıda okumanızı tavsiye ederim.

Yazarın biyografisi

Adı:
John Hart
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Durham, Kuzey Karolina, Amerika Birleşik Devletleri, 1965
John Hart, Amerikalı gerilim romanı yazarıdır. Kitaplarında ki olaylar doğduğu yer olan North Carolina'da geçmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 23 okur beğendi.
  • 496 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 169 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları