Sözcükler. Tutmamış ömürlerin teyel yerleri
Camlatılmış kelebekler, kurutulmuş akrepler gibi
Başkalarına kaldınız
Bir zamanlar sanmıştınız ki hayat
Kitaplardan ve sözcüklerden geçer
Kendinizi eskiten oyunlara daldınız
Örneğin uzun tutulmuş bir önsöz yüzünden
Kitaba geç kaldınız
Ki "hayatınız" su içinde birkaç roman eder
Sözcükler. Büyülenmiş, içi doldurulmuş, bekletilmiş, kullanılmış,
Anlamı çoğaltılmış, yani sizin
Yerinizi bekler, diye
Öğrendiğiniz
Bütün sözcükler yaşamı çaldı sizden
Aynadaki sandığınız şimdi bütün hayatınızı temellük eder
"Nereye bakarsam bakayım
Sen uzaklaşıyorsun"
On dört yıldır unutuyorum
On dört yıldır sürüyor incinme
Saat pişmanlıkla durdu
Bir boğuk su topuklarda arzu
Mil çekilmiş harfler
Kalabalık cümleler kuruyor
Odalar odalar odalar
Birbirine giriyor birbirinden çıkıyor
Sonra sokaklarda dik kafalı bir yalnızlık
Dönüp yine odalarda kederleniyor
İnsan yoruluyor sevgilim
Yaralı bir zamanda kendini sevmekten
Mum ve pervane. Heves ve hayıf
Bir gün evler de bitiyor
Senin kâküllerin, benim harflerim
Geçiyordum uğradım
boynuz boruların uğultusundaki bulanık zamanlara
belki bir gömüde birkaç eski eşyanın ışıltısı vurur şimdiye, merdiven altında unutulmuş bir zaman
ya da eski yüzümle karşılaşmak
girişteki aynada
dinmiş uzaktaki nehrin gürültüsü
ağaçlar yer değiştirmiş
çekmiş, küçülmüş onca hayal
oyun ve atlıkarınca sığdırdığım kurak peyzaj
Doğduğum ev artık yavrusunu tanımayan bir hayvan gibi bakıyor uzaklara
Geçiyordum uğradım
boynuz boruların uğultusundaki bulanık zamanlara
belki bir gömüde birkaç eski eşyanın ışıltısı vurur şimdiye, merdiven altında unutulmuş bir zaman
ya da eski yüzümle karşılaşmak
girişteki aynada
dinmiş uzaktaki nehrin gürültüsü
ağaçlar yer değiştirmiş
çekmiş, küçülmüş onca hayal
oyun ve atlıkarınca sığdırdığım kurak peyzaj
Doğduğum ev artık yavrusunu tanımayan bir hayvan gibi bakıyor uzaklara