Laín Coubert

Laín Coubert
Mən türkəm mənə arabın inancı lazım dəyil
Yaşasın Cumhuriyet!
Tarih biliminin çalışma metotlarından uzak yöntemlerle oluşturulmuş yapay bilgiler belgelere dayanmamaktadır. Bayram kutlamak bir milli şuur ilkesidir. Kirli işgal günlerinde Yunan komutan Sofoklis Osman Gazi'nin mezarına geldi. "Ben geldim Osman! Kurduğun devleti yıktık. Kalk da Bursa'yı kurtar!" dediği Bursa'da dilden dile yayıldı. Mezara Konstantin'in resmi asıldı. Düşman askeri anıt içerisine büyük-küçük abdestini yaptı. Anadolu'nun dört bir yanı işgal edilmişken, Anadolu Türklüğü düşman askerlerinin katliam, zulüm ve tecavüzlerine maruz kalırken; İstanbul'da Türk askerleri aleni şekilde aşağılanırken; ne Osman Gazi ne Orhan Gazi, ne de Süleymanşah... Kabirdeki ecdâd bunlara cevap veremezdi. İşte o cevabı Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları verdi. Milli Mücadele hareketi Anadolu Türklüğünün büyük bir dönüm noktasıdır. Emperyalizm çarkının kırılarak Türk milletine tekrar hür ve müreffeh bir devlet kurulmasının 99. Yılı kutlu olsun. Bugün kutlayacağımız cumhuriyetimizin 99. yılından dolayı cumhuriyet ve Atatürk karşıtlarına vereceğimiz rahatsızlıktan dolayı çok mutluyuz. Rahatsızlığınız daim, cumhuriyetimiz sonsuz olsun. Öğreterek, ilerleterek ve payidar kılınacak nice yüzyıllara… Yaşasın Cumhuriyet! "Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.” Mustafa Kemal Atatürk
Tarih
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Zaferimizin 100. yılı kutlu olsun!
05:30: "Topların çelik ağzı bir hücum marşını çalıyordu" artık... Tahrip ateşi başlamıştı. Yunan'ın bilinen tek noktası ateş altına alınmıştı. "Ya ölüm, ya istiklâl" haykırışı ay-yıldızlı bir bayrak olmuş, dalgalanıyordu. Türk fırtınasıydı esen... Emirlerle bütünleşen dualar ve tekbirler, mermilerle sarmaş dolaş Yunanlar'ın üstüne yağıyor, Mehmetçiler nurdan bir ışık olarak İzmir'e akıyordu. "Geçilmez" denilen her yer geçiliyor, "Alınmaz" denilen her yer alınıyordu. Türk'ün ayranı kabarmış ölüme meydan okuyor ve "Geldikleri gibi giderler" mucizesini gerçekleştiriyorlardı. Zulmü, utanmazlığı ve haddini bilmezliği yok eden bir depremdi bu... Mazlum milletlerin kurtuluş müjdecisiydi olanlar... Haklıydık. Kutsal bir savaşın hakbilir inançlı insanlarıydık. "Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım" kükremesiyle insanlık tarihine namuslu ve onurlu yaşamanın meydan savaşını veriyorduk. Yenilmezlik tahtının ebedi sahibi Gazi Mustafa Kemal'in askerleriydiler, kısacası... Yürüyorlar, koşuyorlar, koşmuyorlar, uçuyorlardı. Ve Tınaztepe'de bir Mehmetçik kaçan Yunan'ın geride bıraktığı bir topun üzerinde Allah-ü Ekber çağrısıyla tüm emperyalistlere "Bu topraklar bizimdir" diyerek haykırdı. Evet bu topraklar bizimdir. Ali Naili Erdem * Başbuğ Atatürk ve tüm silah arkadaşlarına rahmet, minnet, şükran ve saygıyla...
Tarih
İlhan Geçer
"Hayal etttiklerimiz Yıldızlarda asılı Hayatı buruk lezzetiyle sevdik hasılı... "
Şiir
Adından bile rahatsız olanlar varken! Tekrar tekrar paylaşacağım.
YAV BIRAK! Bırak oğlum! Yok rakıcıydı, yok laikti, yok şapkaydı falan… Kendin bile inanmıyorsun bunlara da… Senden bile zekâsız biri çıkar da inanır diye geveleyip duruyorsun. Ben sana anlatayım niye düşman olduğunu: Bir kere, adamın adı “Atatürk”. Türk'ün kendisinden kuyruk acın var. Tüyü dökülmüş uyuz it gibi, adı geçse kaşınıyorsun. Türk lafını duydunmu alerjin azıyor. Kuyruk sokumun sızlıyor. Ee Türk'ten bu denli sızı kapınca, haliyle Ata'sını da sevmiyorsun… Sonra evladım; adamın sadece adı değil, safı da Türk… Ne güzel geçinip gidiyordunuz. Yedi ceddin askerlikten muaftı. Türk'ün üç kıtada at sırtında anası ağlarken, tekkelerde miskin miskin yatıp sofu ayağına arada kaynıyordunuz. Kiminiz ümmet ayağına arada kaynarken, kiminiz de azınlık ayağına sırtınızı bir yabancı devlete vermiştiniz… Onların kıyağıyla vergisiz, emeksiz, zahmetsiz yaşıyordunuz. Hepinizin tekerine çomak soktu diye düşmansınız. Mesela Başöğretmen'di adam… Elinde tebeşirle tek tek, tane tane öğretiyordu. “Yeni nesil sizin eseriniz olacak” dedi, geleceği komple öğretmenlere emanet etti. Kafanıza göre asıp kesiyordunuz. O uçmuş, bu kaçmış, falanca suda yürümüş, falanca ateşten geçmiş… Nalıncı keseri gibi hep kendinize doğru yontuyordunuz. Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu, örgün öğretim, zorunlu eğitim… Bütün façanızı bozdu, bütün forsunuzu çizdi. Kara tahtanın başında tek tek öğretiyor, lazım olunca oturup ders kitabı yazıyordu.
23 Nisan Çocukluk Fotoğrafı Etkinliği
Merhaba sevgili okurlar, biliyorsunuz yarın 23 Nisan, neşeyle doluyor insan :D geçenlerde, “Keşke herkes bir günlüğüne profil fotoğrafına çocukluk fotoğrafını ekleseydi” diye bir dilekte bulunmuştum. Pek çok okur arkadaşım bu isteğe iştirak etti, çok şirin bir ortam oluştu. Daha sonra düşündük hazır 23 Nisan bu vesileyle içimizdeki çocuğu profil fotoğraflarımıza da yansıtalım dedik. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı süresince kendi küçüklük fotoğrafınızı, eğer kendi fotoğrafınız yoksa sevdiğiniz bir çocuğun (yeğeninizin, kuzeninizin, çocuğunuzun, torununuzun ya da cici bebenin üzerindeki bebeğin :D vs.) fotoğrafını da profil fotoğrafı yaparak bu mini fotoğraf etkinliğine katılabilirsiniz. :) Neden böyle bir etkinlik diye sorabilirsiniz. Şöyle ki her birimiz fotoğraflarda bize gülümseyen o çocuğu içimizde taşıyoruz, dolayısıyla aslında bu bayram hepimizin bayramı, her ne kadar; köşelerde ağlasak, parklarda salıncak sırası beklemesek ve pamuk şeker ya da balon görünce koşarak ona sahip olmaya çalışmasak da hepimiz içimizdeki o çocuğu her daim taşıyoruz. Öte yandan burada hep bi'şeyciyiz, oysa çocukken yalnızca çocuktuk. Belki birbirimizi etiketlerin ötesinde görebilme şansımız olur, belki sevme şansımız.. Annem her zaman birilerine sinirlendiğimde onları çocuk halleriyle görmem gerektiğini söyler, gerçekten de ne zaman çocukluklarını hayal etsem bir şekilde yumuşardı tavrım. Belki bir gün boyunca yalnızca çocuk hallerimizi görürsek bu sanal dünyada, birbirimizle olan ego savaşlarımızı ve kızgınlıklarımızı bir nebze yetişkinlerin dünyasına sallayabilir ve mutlu olabiliriz. O gün de hepimiz için anlamlı bir gün olsun istedim. Yorum yaparak ve paylaşarak yayılmasını sağlarsanız çok sevinirim. Çocuk profilleriyle dolu bir 1K görmek ümidiyle. :) Ve elbette bu
1000Kitap