Laín Coubert

Laín Coubert
Mən türkəm mənə arabın inancı lazım dəyil
"Yazılmış en iyi bilimkurgu romanı..."
5/10
·208 syf.··
2022 13. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2022 16:08
Çok fazla karşıma çıktığı için büyük beklentiler oluşturduğum bu kitapta maalesef büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. Fakat yazarın ilgimi çeken diğer kitaplarını okuyacağım. Şayet yazarın hafızamda bu kitapla yer etmesini istemem. Hayal kırıklığı yaşadığım nokta kitabın sürükleyiciliği oldu. Vermiş olduğu mesajlar, düşünülen konu beklentileri karşılıyor ama bunun nasıl işlendiği de önemli. Okuyorum okuyorum, daha hala olaya bağlanamadım. Acaba bir sonraki sayfada mı açılıcaz derken aradığım heyecanı bulamadan kitap bitti. Adı üstünde bilimkurgu kitabı olunca insan böyle şeyler bekliyor. Margared Atwood " İlk okuduğumda yarattığı dünyayla kabuslar görmeme sebep olmuştu." demiş. Valla bende öyle bir etki yaratmadı. Bazı kitaplar vardır bitince "Ne okudum lan ben?" der insan. Etkisinden çıkamaz, olumlu anlamdadır. Bazı kitaplar ise yine aynısını dedirtir ama bu sefer tam tersi olumsuz anlamdadır. Bu kitap benim için 2.sidir. (Filmler ve Filimlerin video sonuna benzedi:D) Kitaptaki toplumun özelliklerine bakınca bir an aklım Fight Club'e gidip küçük bir beyin fırtınası yaptı. Şayet yakınılan bazı şeyler benzer. Montag'ın eşi Mildred kitap boyunca aklımda Skyler White olarak canlandı. Dediğim gibi vurgulanan şeyler güzel fakat ben genel itibariyle beğenmedim.
Edebiyat
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
6/10
·327 syf.··
Beğendi
·
2021 20. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2021 04:38
Kitap ilk başlarda fazla ilgimi çekmedi ve biraz sıktı. Ama yine de okunabilir. Benim ilgim sonlara doğru arttı. Yani Osmanlı’nın çoğu anlamda çöküşe geçtiği dönemlerde kaybedilen savaşlar daha fazla ilgimi çekti. Kitabı indirimde görüp almıştım, ama bir de Ahmet Haldun Terzioğlu yazısını görünce kuşkusuz alayım dedim. Diğer kitaplarına göre biraz düşük kalmış olabilir bu kitap. Daha önce hiç sadece Osmanlı’da yenilgileri konu alan bir kitap okumadığım için pek karşılaştırma yapamayacağım fakat daha iyisi olabilirdi. Devletin kuruluş aşamasından yıkılışana kadar olan yenilgileri içine almaya çalışmış ama onun yerine biraz daha az yenilgiyi ele alıp, nedenleri-sonuçları, devlete etkileri ve önemini iyice irdeleyebilirmiş. Çünkü büyük savaşlar hariç çoğunluğu 2-3 sayfa anlatılmış geçilmiş. Bunun yerine her yönüyle ele alsa şahsen daha güzel olurdu diye düşünüyorum. Ayrıca sürekli yer, şehir vs. isimleri geçtiği için bir süre sonra bunlar zihninizde birbirine karışıyor. Tabii bu çoğu tarih kitabı için geçerli. Sanırım tarihi kitapları harita ile okumak daha mantıklı. Ama her savaş için o dönemin haritasını incelemek de zor olacağı için… Şimdi aklıma geldi keşke kitabı tarih atlası ile okusaydım, bende vardı:) Ayrıca kitabın sonunda kaynakça olarak 11 kitap gösterilmiş. Ve ilk sayfalarda bütün savaşların kaçıncı sayfada olduğu yazılı. Yani bir savaşın (kaybedilen) açıp hangi sayfada olduğuna bakabilirsin. Şayet öyle olmasaydı bir sürü savaşın arasından arayıpta bulmak zorunda olacaktık. Sonuç olarak okunsa pek bir zararı olmayacak bir kitap. Belki kaybedilen savaşlarla ilgili yazılan başka kitaplarda vardır. Onlara da bakacağım. Esen Kalın.
Edebiyat
Osmanlı’da Yenilgiler ve HezimetlerAhmet Haldun Terzioğlu · Panama Yayınevi · 202020 okunma
Yıldızlara ve Bahtına Hükmeden Hükümdar: Sahipkıran Emir Timur!
Puan vermedi·466 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2021 01:39
Kitap benim için gayet bilgilendirici oldu. Şayet okumadan önce Timur’la ilgili bilgim çok azdı. Bizim sınıfa sorsak hiçbir fikri olmayan bile çıkar. Pekala, hayatında hiç yenilmemiş, bizim belki hayatta olmayacağımız yaşta ordusunun başında Çin’e sefere çıkan, onlarca katliam yapan, neredeyse Orta Asya’nın tamamına hakim olan bu Emir Timur neden şimdi bilinmiyor? Aslında bunun birçok nedeni var. En başlıca nedeni devletin yönetim sistemine önem verilmemesi. Alınan yerlere rastgele yöneticiler koymak vs. Yani Timur düzenini sadece kendi için kurmuştu ve bu işe yarıyordu, ama kısa vadede. O varken mutlak iktidar, güç vardı ve yönetim sağlamdı. Ama ilerisi düşünülmemişti.Bu yüzden idari işlere pek önem vermedi. Bunun bedelini ise en çok istediği şeyi yapamayarak verdi. O kadar şey yapmasına rağmen şuan çoğu komutandan daha az tanınıyor. Zaten ölümünden sonra devletinin ömrü de pek uzun olmadı. İşte bazen ne kadar çok çabalasakta, hatta bahtımıza hükmetsek bile işler istediğimiz gibi olmuyor… Kitabın arkasında kaynakça mevcut, zaten yazar ana olarak 3 kaynak ve isimden yararlanıyor. Arabşah, Yezdi. Bu iki isim birbirine taban tabana zıt. Biri Timur’un sarayındaki dalkavuk, diğeri Timur’dan nefret eden biri. 3.sü kim derseniz o da İspanyol elçi Clavijo. En tarafsız ve güvenilir kaynak aynı zamanda. Bir diğer husus Timur’un dini şahsiyeti. Müslüman. Ama ne derece, ya da yaptıkları ne derece İslam, ne derece Müslümanlık? Tabii ki birinin dinini yargılamak bana düşmez, zaten birin dini ile yargılamak kadar saçma bir şey olamaz. Ben sadece bildiklerimi ve düşüncelerimi yazıyorum. Yani bana göre Timur’un asıl amacı ne İslam’dı ne de bozkırın yasaları. Bunlar sadece onun amacına ulaşmak için kullanacağı kozlardı. Zaten bunlar olmasa nasıl normal bir çocukken bir imparatorluk
TimurlenkJustin Marozzi · Yapı Kredi Yayınları · 2006121 okunma
Ulu Türk Osman Pamukoğlu Paşa!
10/10
·391 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2021 23:20
Esenlikler! Kitabımızın adı “Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok”. Aslında kitabı okursanız adının manasını daha iyi anlarsınız. Yazarı Osman Pamukoğlu Paşa. Bu kitabı okuyunca kendisine saygı ve sevgim kat kat arttı. Benim okuduğum kitabın kapağında 623 şehidimizin adı ve memleketleri var. Kitabın sonunda yani ekler kısmında daha detaylı olarak (doğum tarihleri, şehadet yerleri ve tarihleri vb. gibi birçok bilgi var) verilmiş. Daha sonra Hakkari Harekat Bölgesi Haritası ve bazı harekatların fotoğrafları var. İsterseniz genel ağdan yüzlerce video, fotoğraf bulabilirsiniz harekatlara dair. Okumanızı görsel olarak desteklerseniz anlatılanları daha iyi kavrıyorsunuz. Zaten kitabın pek bir zorluğu yok. Sade bir dille yazılmış. Bizzat Osman Pamukoğlu tarafından birinci kişi ağzıyla yazılmış. Ben kitabı kütüphaneden aldım lakin en yakın zamanda bu değerli kitabı satın alıp kitaplığıma ekleyeceğim. Zaten yazarın bütün kitaplarını da en kısa sürede satın alacağım. Aslında kitabı asıl okuma amacım proje ödevi için Osman Pamukoğlu’nu araştırmaktı. Hayat hikayesini yazmıştım ama ben biraz daha tanımak için kütüphaneye gittim ve Osman Pamukoğlu yazarına ait tüm kitaplara baktım fakat sadece bunu buldum. Haliyle bu kitabı aldım ve iyi ki almışım diyorum.Kitabın 384 sayfasına yüreğimi bıraktım. Kendileri ve Tanrı hariç hiç bir şey bulunmayan o dağlarda savaşan askerlerimize derin bir saygı ve minnettarlık duydum. Aynı zamanda Osman Paşa’ya hayran oldum. 1993-1995 yıllarında Hakkari Dağ ve Komando Tugayı ve Güvenlik Komutanlığı yapmıştır ve o dönemde PKK’nın omurgası kırılmıştır. Bu 778 günü kitapta anlatmaktadır. Kitap diğer bölümler hariç ana olarak 3 bölümden oluşmaktadır. 1993, 1994 ve 1995 dönemleri. Ve Paşa’mızın Hakkari Dağ ve Komando Tugayı’na atanması şöyle olur: 22
Tarih
Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey YokOsman Pamukoğlu · İnkılap Kitabevi · 20241,705 okunma
Ah hayalperest!.. Spoiler var.
Puan vermedi·218 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2021 01:02
"Beyaz Geceler Öyküsü Yazısı" Ah Tanrım, nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Merhaba demedim, çünkü duyguluyum ve sinirliyim biraz. Dostoyevski’den okuduğum ikinci kitap. İlk İnsancıklar romanını okudum, pek sevemedim. Ama bu, bu mükemmeldi. 62 sayfalık öykü iki günde ruhuma ilmik ilmik işlendi. Bu dünyada kadınlara- daha doğrusu bütün insanlara- yürekten bağlanılmaması gerektiğini öğrendim. Yani kaderini, yaşamını ve duygularının akışını, yürekten bağlandığı bir insan kolayca değiştirebilir. Onunla oynayabilir, bir nevi onu esir almış olur. O kadının-erkeğin esiri olur. Ne kötü şey, ne büyük bir zaaftır şu aşk denen şey aslında! Bu bakımdan şunlar aklıma gelir, keşke duygularımız olmasaydı.(sizin görüşleriniz farklı olabilir, ama ben bunları tercih ederdim. Sonuçta olmasaydı; bundan haberimiz bile olmazdı, üzülemezdik, yakınamazdık duygularımızın olmamasından. Eee zaten çünkü yoklar. Aklıma gelmişken yazayım, bu yazdıklarımdan kitapla ilgili pek bir şey beklemeyin onları zaten her yerde bulabilirsiniz. Ben bu kitabı okuduktan sonra zihnimde yaptığı çağrışımları kağıda dökmeye çalışıyorum. Neyse en son duygularda kalmıştık, evet şu duygular ne menem şeydir?! Tek aşk anlamında değil, başka bir anlamda da ele alalım. Mesela ailenizden biri, anneniz. Onunla büyüdünüz(genel konuşuyorum) , evden ayrılana kadar hep aynı ortamda bulundunuz, ve acısıyla tatlısıyla bir geçmişiniz var. Ve öldü( Allah geçinden versin). O kişiye ne olur?( Küçükken de aklıma takılırdı bu ölüm, annemle babam bir gün ölecekti ve bunu biliyordum. Ama onlarla iyi vakit geçirirsem onlar bu dünyadan ayrıldıklarında zamanla alışırım diye düşünüyordum. Ama büyüdükçe kavrıyorum ki, böyle bir şey asla olmayacak. Yani zamanla alışmayacağım, bu sadece ruhumu rahatlatmak için attığım bir yalan olacak.) Bedensel
Edebiyat
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102,4bin okunma