Aklına Nana'nın bir keresinde söylediği şey geldi ;her bir kar tanesinin , dünyanın bir yerinde haksızlığa uğrayan bir kadının ağzından dökülen bir ah olduğunu. Bütün bu iç geçirmeler gökyüzüne yükseliyor, bulutlar halinde toparlanıyor , sonra minicik parçalara bölünüp sessizce aşağıya, insaların üstüne yağıyordu.
Bizim gibi kadınların neler çektiğinin göstergesi, demişti. Başımıza gelen her şeye nasıl sessizce katlandığımızın.
"Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yer yüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık . Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar ."