Korkarım bizler ancak faun ve satirlere benzeyen
tanrılar ya da yarı-tanrılarız, ilahi olanın hayvanlarla birleşmesi sonucu ortaya çıkmış iştah yaratıklarıyız ve bir noktada utancımızın kaynağı hayatımızın ta kendisidir.
- Çünkü, hür insan hiçbir şeyi köle gibi öğrenmemeli.
Bedene zorla yaptırılan şeyin ona bir kötülüğü olmasa
bile, kafaya zorla sokulan şey akılda kalmaz.
- Şimdi şu kaldı inceleyeceğimiz; başkaları bilsin bilmesin, doğruluğa uymak, dürüst işler görmek mi yaralıdır, yoksa ceza görsün görmesin, uslansın uslanmasın,
eğri işler görmek, eğri olmak mı?
- Ama Sokrates, bunun üstünde durmak manasız
gibi geliyor bana. Bedenin düzeni bozuldu mu yaşayamaz olur insan. Bütün yemekleri, bütün içkileri tatsa,
bolluk içinde de olsa, hayatın temelinde bir bozukluk,
bir çürüklük oldu mu nasıl yaşayabilir? Öyle bir adam
her dilediğini yapabilse de, içindeki kötülükten, eğrilikten
kurtulamayacak, doğruluğa, iyiliğe ulaşamayacak,
gördük bunu demin.
Değerli insan kendine yeter, tek başına yaşamanın tadına varabilir. Herkesten daha az arar başkalarını. Oğlundan, kardeşinden, varlığından yoksun edilmek onu yıkmaz. Başına böyle bir felaket geldi mi, ağlayıp sızlamaz. Herkesten kolay katlanır buna.