Mutlak84

Mutlak84
@_Bibliyofil__
Oldum olası kendi yıkıntısından başka bir şey olmamış bir yapının yıkıntısıyım. (Fernando Pessoa/ Huzursuzluğun kitabı)
Puan vermedi·163 syf.··
Beğendi
·
2023 33. kitabı
Merhaba Uzun zamandır Dostoyevski okuyamıyordum ve bu kitabı çok büyük bir hevesle okumaya başlamıştım ki beni maalesef hüsrana uğrattı . Kitabın konusu toplumun icinde toplumdan kendini ayrı tutan. Kendini toplumdan soyutlayan Goldyakin 'i anlatıyor. Goldyakin farkındalığı yüksek biri . Çok farkındalık da insana hayatı zehir eder ve çekilemez bir hâle getirir. İnsanlardan kaçarsın , yaptıkları şeylere anlam veremezsin . Hâl böyle oluncada onlardan uzaklaşırsın. Ama çoğunlukla uzaklaşmakla da kurtulamazsın. Tekrar hayatına müdahil olup seni geriye çekerler . Neyse Goldyakin bu türde bir insan ve bu durumdan dolayı yaşamı sıkıntılı geçiyor . Bir gün kendini çok kötü hissettiği bir zaman oldukça şaşırtıcı bir şekilde ikiziyle karşılaşıyor . İkizi de kendisinin aksine çok kurnaz , sosyal ,hayatı, yaşamayı seven biri . Ayni zamanda kurnazlıklar peşinde olan biri . Ve aniden çıkan ikizi kendisinden daha fazla ilgi ve başarı görüyor . Daha cok sevilip saygı duyuluyor . Goldyakin buna anlam veremiyor kendisi iyilik dolu bir insanken sevilmiyor fakat tam tersi olunca sevilip saygı duyuluyor . Bunu kaldıramıyor ve ikizine düşman kesiliyor . Kitabin sonunda Goldyakin tercih edilmiyor herkes ikizini tercih ediyor ve Goldyakin akıl hastahanesine gönderiliyor .Kitabin konusu aslinda mükemmel ve çok dikkat çekici fakat bir şeyler eksikti. Mesela romanda sürekli bir aksiyon  bir heyecan arıyorsunuz fakat hiçbir şey yok her şey tekdüze ve günlük hayat akışında gidiyor. Ikincisi kitapta yarım yerler vardı mesela bir kadın ile nişanlanmak istiyor ama o kadının sadece ismi geçiyor ne kim veya nereden tanıyor belirsiz bunun gibi yüzeysel anlatılan şeyler çoktu . Aynı zamanda ikizini tamamen Goldyakin ' in gördüğü bir halisülasyon olarak düşündüm veya olmak istediği fakat olamadığı kendi
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 201730,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·251 syf.··
2023 32. kitabı
Herkese merhaba Yaklaşık bir haftadır okuduğum bu kitabı sizlere anladığım kadarı ile anlatayım Kitap Amerika 'da yaşayan bir kadının Avusturalya' da yaşayan Aborjinler ile çıktığı ruhsal bir yürüyüş. Yürüyüş falan deyince sıkıcı geliyor ama akıcı bir kitap aslında. Çünkü Aborjinler günümüz dünyasından bağımsız , ilkel bir yaşam sürüyorlar. Konuşurken genelde kelimeleri kullanmıyorlar zihin güçleri ile birbirleriyle iletişim kuruyorlar. Maddeye asla önem vermiyor , doğadan aldıkları maddeleri de sanki ödünç alırcasına ona tekrar teslim ediyorlar . Biri yaralandığında kendilerine özgü iyileştirme tarzları ile hiçbir eğitim almadan doğru müdahalelerde bulunuyorlar . Çünkü bunu yapabileceklerine tamamen inanmış bir şekilde yapıyolar ve ayni şekilde karşıdaki hasta da tamamen iyilesmeye inanmis oluyor . Aynı zamanda bizlere göre çok dirayetli ve dayanıklılar çünkü doğa ile iç içe yaşıyorlar. Bu şekilde Aborjinlerin yaşamı ile biz yeni düzene ayak uyduranları kıyaslayarak geçiyor kitap . Kitaptaki uslüp beni biraz rahatsız etti sürekli bir kıyaslama söz konusu. Çok kafa yormayacağınız güzel bir kitap . Herkese iyi okumalar .
Bir Çift YürekMarlo Morgan · Klan Yayınları · 201927,5bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2023 25. kitabı
Peyami Safa'nın okuduğum bu 5. kitabı oldu bu kitap okuduğum diğer 4 kitaba kıyasla daha az etkiledi beni . Kitaba bağlanamamamın sebeplerinden biri kitaba , kitabın içinde başka bir kitap okuyarak başlıyoruz . Bu okuduğumuz kitapta ise fiziksel olarak acı çeken bir insanı anlatıyor . Kitap bu döngü içinde devam ediyor ve bu bir yerden sonra biraz sıkıcı oluyor. Fakat sonra merakımı çekmeyi yine başardı .Kitap konusu itibarıyla ,1 Dünya Savaşı sonrası bireyin ruhsal durumunu , toplumun yıkılan düzenini konu alıyor. Gençler ümitsiz , tereddüt içinde ve yaşama tutunamıyorlar. Aynı zamanda kaderini değiştiremeyeceğini , kaderinin ne olduğunu bildiğini , sonunda hüsrana uğrayacağını düşünüyor. Yaşamlarını tereddüt içinde geçiriyor . Bu tereddüt ise , ölmek ile yaşamak arasında kaldıkları bir tereddüt oluyor .Kitabın içeriğinden bahsedecek olursam.Mualla Hanım'ın okuduğu bir kitapla başlıyor eser. Bu eseri okurken sıkılıyor , bunalıyor çünkü çok kasvetli ve olay örgüsünün hep aynı kaldığı bir eser . Daha sonra bir şekilde bu kitabın yazarı olan adı verilmeyen , Muharrir ile tanışıyor. Kısa bir süre sonra Muharrir , Mualla Hanıma evlilik teklifi ediyor . Mualla Hanım teklif karşısında zaman istiyor.  O zaman aralığında, muharrir geçmişte tanışmış oldu Vildan Hanım ile tekrar konuşmaya başlıyor ve kitabın geri kalanında Muharrir ve Vildan Hanım'ın konuşmaları geçiyor. Kitap genel itibarıyla böyle . Kitabı beğendim tavsiye ederim herkese iyi okumalar dilerim.
Bir Tereddüdün RomanıPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20209,1bin okunma
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2023 19. kitabı
Herkese merhaba Kişisel gelişim türünde olan bu kitap bana kesinlikle çok şey kattı . Kitap çok akıcı ve eğlendirici bir üsluba sahip , aynı zamanda sizi rahatsız edecek gerçekleri , gün yüzüne çıkarıyor . Gerçekten okurken kendime kızdığım , çevremdekilere  kızdığım yerler oldu . Kitap aslında bizim yalanlar ardına  sığınan toplumumuzun gerçeklerini gün yüzüne çıkarıyor . Mesela ne olacak bu ülkenin hali diyen bizler ne yapıyoruz bu ülkeyi düzeltmek için?  Ne kadar seviyoruz ülkemizi ? Sürekli batıya benzeme çabası içerisinde değerlerimizi kaybediyoruz . Bizi biz yapan değerlerimizi yok sayıyoruz benimsemiyoruz veya geri kafalılık olarak görüyoruz.  Modernleşmek adı altında bizim gibi bir toplumda yalnızca sıradanlaşıyor . Ülkenin şu haline bak diyoruz , ona yargı dağıtıyoruz buna karışıyoruz . Sanki biz yapmıyormuşuz gibi diğer insanların yanlışlarıyla ilgileniyoruz . Ülkenin düzelmesi için öncelikle bizlerin düzelmesi lazım kimse bunun farkında değil  . Sürekli eleştiriyoruz yargı dağıtıyoruz fakat bir düzelme yok yıllardır bu böyle . Sadece işe yaramayan bomboş gürültüler çıkarıyoruz . Çünkü kimse kendinde yanlış aramıyor hep başkalarına bakıp onların yanlışlarını görüyoruz hepimiz böyleyiz herkes kendini düzeltse çevresini düzeltse belki bir ilerleme kat edilir ama gelde anlat bunu . Söylesen yok yavrum bizim zamanımızda gençlik böyle miydi diye başlarlar ama bu gençliği de kendileri yetiştirdi kimse bunun farkında değil . Gençlerde (hepsini katmıyorum ) zaten saygısızlığı,  yakışıksız şeyleri kendilerine alışkanlık etmiş durumunda.  Nerede bir popülerlik varsa bir ilgi çekme yolu varsa oradalar kimse demiyor : tamam kardeşim herkes bunları  yapıyor ama ne kadar doğru bu yapılanlar?  ilgiyi kötü yollarla çekmeye çalışıyorlar.  Belki bunun  da nedeni , toplumumuzun
Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir HayvandırAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 202428,1bin okunma
Puan vermedi·456 syf.··
Beğendi
·
2023 14. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2023 16:38
Uzun zamandır polisiye kitap okuyamıyordum . Aslında  tam anlamıyla polisiye diyemeyiz çünkü felsefi yönüde çok kuvvetli . Kitabı genel itibari ile beğendim hatta hayran kaldığım bölümleri oldu , tabi eleştireceğim birkaç bir şey de var ama önce yazarımızdan bahsetmek istiyorum . Asıl ismi Rodney William Whitaker olan yazarımızın gizemli bir hayatı vardır . Çocuk denecek yaşta okulu bırakıp hayata atılmış , on yıl sokaklarda başı boş dolaşmış . Yaşanmamış sayılabilecek bir askerlik dönemi geçirmiş ardından dört ayrı bilim dalında dört ayrı diploma almış doktora yapmıştır . Paris başta olmak üzere birçok farklı şehirde yaşamış . Bilindiği kadarıyla yaşamı süresince elli kez mekan değiştirmiştir . Yazdığı kitapların bazılarını takma isim ile yazmıştır . Öldüğünde ise mezarının gizli tutulmasını vasiyet etmiştir . Kitaba gelecek olursak altı bölümden oluşan kitap go oyunu hamleleriyle 6 bölüme ayrılmıştır . Kitabın baş karakteri Nicholai Hel  , yarı Rus , yarı Alman ve koyu bir Amerikan düşmanıdır . Şanghayda doğmuş , bir japon generali tarafından büyütülmüş . Ve daha sonraki hayatında go oyununu öğrenmek için bir japon bilgesinden ders almıştır . Ögrenilmesi çok zor olan Bask dili dahil yedi dili ana dili gibi konuşabilmektedir. Plastik kartla ya da kurşun kalemle bir insanı rahatlıkla öldürebilecek ustalıktadır . Yakın algılama yeteneği sayesinde ise yakından fotoğrafı çekilmeyen bir savaşçıdır. Japon hocasının yanında eğitim gördüğü sırada " Şibumi " ile tanışmıştır . Ve öğrendiği bu şeyin çok kıymetli bir hazine olduğunu anlamış , hayatını hep Şibumiye ulaşmak için geçirmiştir.  Şibumi ; sessizlik , bilgiden çok anlayış , kendini kanıtlama gereği duymamak demektir . Kitabın devamında Hannah diye bir kızın Nicholai Hel ' den yardım istemesiyle ve emekli olan Hel ' in
ŞibumiTrevanian · E Yayınları · 20249,5bin okunma