Yine Resul-i Ekrem:
"Mü'minin lisanı kalbinin ötesindedir. Bir şey söyleyeceği zaman önce onu düşünür ve sonra konuşur. Münafık bunun aksine, kalbi dilinin ötesindedir. Bir şey söyleyeceği zaman, düşünmeden onu söyler." buyurmuştur.
Başlangıçta, bir özeniş yani taklit içindedir er. Fakat o gerçekleşiş, tahkike giden dinamik bir yol üzerindedir. Başlangıçta, o yola inen bir patikadır. Fakat yola inince, yolda yol olmuştur artık.
Yalnızca algılayabildiğimiz kadarını biliriz. Deneyimlediğimiz her şey, en nihayetinde, algılayabildiklerimizden ibarettir. 'Neye baktığın değil, ne gördüğün önemlidir.'
Rûh kemâle âşıktır. Bir şeyin kemâlini öğrenince hemen oraya akıverir ve gördüğü kemâlin kuvvetine göre bir zevk duyar. Bütün kemâlâtın ancak Allah'ta bulunduğuna kat'i bilgi edinen rûh bu bilgiden sonsuz bir zevke dalar ki, kendisinden bu zevkin aslâ kesilmemesini ister.
“I don’t know how to be a mother, Ginny.” Hermione said after several seconds.
“Well, they don’t start as two year olds. You get to know them. At the beginning they just want to sleep, eat, and be cuddled. If it’s none of those things, it’s probably a nappy change. You get to two years old one day at a time. Don’t worry, I’m going to be here..."